Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirilen konferans, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Deniz Ticaret Odası, Mersin Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mersin Kent Konseyi, Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, Rota Yelken Kulübü ve Biosphere Mersin iş birliğinde gerçekleştirildi.
Konferansta konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye’nin en uzun kıyı şeridine sahip illerinden birisi olan deniz kenti Mersin’de hizmet verdiğini belirterek, “Türkiye deniz ülkesi, biz de deniz kentiyiz. Atatürk’ün dediği gibi ‘3 tarafı denizlerle çevreli Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri düzeyde denizci yetiştirmek yeteneğindedir’. Bu yetenekten yararlanmasını bilmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Mersin göçlerle kurulmuş genç bir şehir”
Büyükşehir Belediyesinin gelirinin yurttaşlardan gelen vergilerle sağlandığını söyleyen Seçer, vergilerin olmaması durumunda yatırımın da cari harcamalarında yapılamayacağını vurguladı. Mersin’in topladığı vergilerdeki payın yüzde 55’inin limandan kaynaklandığını belirten Seçer, “Mersin göçlerle kurulmuş çok genç bir şehir. Daha çok denizle irtibatı olmayan, ekonomik, siyasi ve toplumsal baskılar sonucu insanlar buraya göç etmişler. Gelenler de deniz kenti Mersin’e aidiyet hissetmeye başlamış. Biz Mersinli kimliğini oluşturma gayreti içinde olmalıyız. Bir deniz şehrinin hemşehrisi olduğunu kabullenmeliyiz ve denizle barışmalıyız” sözlerine yer verdi.
Dünyadaki gelişmeler ışığında Mersin’in büyüyüp, gelişeceğini söyleyen Seçer, “Amerika seçimlerinden Doğu Akdeniz’e, Orta Doğu’daki gelişmelerden Suriye’deki rejim değişikliğine ve Türkiye’de yaşanan siyasal gerginliklere varana kadar her durumdan Mersin etkileniyor” diyerek Mersin’in stratejik önemine değindi ve kentin çok sektörlü yapısının ekonomik krizlerde dahi üretime devam edebilmesini sağladığını kaydetti.
“Türkiye’nin en büyük limanlarından biri Mersin Limanı”
Mersin Büyükşehir Belediyesinin güçlü ve geliri iyi bir belediye olduğunun vurgusunu yapan Seçer, güçlü de bir bütçeye sahip olduklarının altını çizerek, “Çünkü vergi ödeyen bir halkımız, çalışan ve üreten işletmelerimiz var. Türkiye’nin en büyük limanlarından biri Mersin Limanı. Bu nedenle çok daha iyi noktalara gelebiliriz” dedi.
Denizlerin temiz tutulması noktasında sadece kamu kurum ve kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine değil, vatandaşlara da görevler düştüğünü kaydeden Seçer, “Hepimiz kenti koruyacağız. Caddeye atılan bir sigaranın, bir kâğıt parçasının, rögarlara süpürülen yaprakların ya da diğer bir takım kirli maddelerin denizle ne alakası var diye düşünmeyin. Onlar denize gidiyor, denizi kirletiyor ve denizi perişan ediyor. Deniz kirliliğinin yüzde 85-90’ı kara kaynaklı” şeklinde konuştu.
“Gemilere şu ana kadar 16 milyon dolar ceza yazdık”
Seçer, deniz taşımacılığı yaparken deniz kirliliğine neden olan gemilere en yüksek cezayı yazan belediyenin Mersin Büyükşehir Belediyesi olduğunun vurgusunu yaptı. Seçer, deniz kirliliğine sebep gemilere göz açtırmadıklarını söylerken, “2019’da göreve geldik. Gemilere şu ana kadar 16 milyon dolar ceza yazdık. Bizim koordinatlarımız çok dardı, bakanlığa rica ettik kısmi olarak koordinat genişliğimizi kabul ettiler. Şimdi Kulak’tan Çeşmeli’ye kadar denetliyoruz. Türkiye’de Mersin Büyükşehir Belediyesi ve komşu ilimiz Antalya Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 2 belediye bu hakka sahip. Türkiye’de her 2 belediyede Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ne sahip. Biz de kurduk ve şu anda denizlerimizin üzerinde kuş uçurmuyoruz” diye konuştu.
Seyhan Nehrinin neden olduğu deniz kirliliğinden duydukları şikayeti de dile getiren Seçer, yetkililerin tedbir almasını istedi. Büyükşehir Belediyesi olarak nehirlere ‘Deniz Çöpleri Bariyer Sistemi’ kurduklarından ve bu sayede de nehirlerin taşıdığı atıkların önüne geçtiklerinden söz eden Seçer, “Mersin’in topoğrafik özelliği gereği, birçok dere denizle buluşuyor. Herkes ve özellikle de yazlık bölgelerde insanlar çöplerini düşünmeden ve idrak etmeden oraya boşaltıyor. Yağmurlar alıyor o çöpleri denize götürüyor” dedi ve vatandaşları da çöpleri derelere boca etmemeleri noktasında uyardı. Seçer ayrıca, Mavi Kart Sistemi ile de teknelerin atıklarını kontrol altında tutup, deniz kirliliğinin önüne geçtiklerini vurguladı.
“Yatırıma karşı değilim ama çevre dostu yatırımların yanındayım”
Mersin Büyükşehir Belediyesine ait 12 halk plajı bulunduğunu ve bunlardan 5 tanesinin de Mavi Bayraklı olduğunu kaydeden Seçer, “Mersin’de toplam 11 Mavi Bayraklı plajımız var. Mersin’de 3 marina var ve bunlar bizim uhdemizde değil. Balıkçı Barınağı var, yetkimiz ve sorumluluğumuz yok, temizliğini biz yapıyoruz” dedi. Yatırıma karşı olmadıklarının vurgusunu yapan, ancak muğlak olan hiçbir şeye de onay vermeyeceklerinin altını çizen Seçer, “Biz, sizin adınıza onay veriyoruz. Eğer ortaya çıkacak yapı, şimdi şikâyet ettiğimiz marinaların AVM’ye dönüşmesi gibi bir durumda olursa biz sizlere mahcup oluruz. Kentimizi korumak zorundayız. Kentimizi daha yaşanabilir bir kent yapmak, çocuklarımıza iyi bir miras bırakmak için çalışıyoruz. Yatırıma karşı değilim, yatırımın yanındayım ama çevre dostu, çevreyi, denizi, doğayı ve ekosistemi önceleyen yatırımların yanındayım” diye konuştu.
Konuşmasında MESKİ yatırımlarına da dikkat çeken Seçer, Anamur’dan Yenice’ye kadar kentin her noktasında tüm tarihlerin en büyük altyapı yatırımlarının kendi dönemlerinde yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini ifade etti. MESKİ’nin yatırımlarının tüm sahili koruyan, insan sağlığının yanı sıra çevreye de önem vererek hazırlanan projelerden oluştuğuna dikkat çeken Seçer, MESKİ’nin denizin kirlenmesini önlemek amacıyla ciddi arıtma yatırımları yaptığının da altını çizdi.
ODTÜ ve MESKİ işbirliğiyle Temiz Akdeniz Projesi kapsamında deniz kirlilik haritasını oluşturduklarını kaydeden Seçer, ODTÜ ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti. ODTÜ ile yaptıkları yapay resif çalışması hakkında da bilgi veren Seçer, yapay resifleri Marina-Mezitli uygulama alanına bırakarak ekosistemi canlandırdıklarını söyledi. Seçer, proje kapsamında 3D yazıcı ile üretilen yapay resifleri o noktaya yerleştirdiklerini ve takibinin devam ettiğini söyledi. Küçük ölçekli balıkçılara sağladıkları destekler hakkında da bilgi veren Seçer, bunların yüzde 100 hibeli olduğunu kaydetti. Babil Su Sporları Merkezini kurduklarını dile getiren Seçer, “Orada yelken, kanal ve kürek kurslarına devam ediyoruz ve bunları geliştireceğiz, sayısını artıracağız. Yüzme kurslarını da önemsiyoruz ve bugüne kadar 4 bin çocuğumuza yüzme kursu verdik. Toroslar’da çocuklar için açtığımız Yarı Olimpik Havuzumuzda da bu yaz hizmet verilecek” ifadelerini kullandı.
7DENIZ – Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
14 Nisan 2025 – 10:39