İMEAK Deniz Ticaret Odası Eğitim ve İstihdam Komisyonu Başkanı Teoman Mustafa Akyol, denizcilik eğitiminde gerçekleştirdikleri çalışmaları, sektörün “kanayan yarası” staj sorununa getirdikleri yeni modelleri ve gelecek vizyonunu değerlendirdi. Türkiye’nin dört bir yanındaki okullara bizzat giderek ihtiyaçları yerinde tespit ettiklerini belirten Akyol, “Yönetim kurulumuzun desteğiyle inanılmaz bir hızla sorunları çözüyoruz” dedi.
Denizcilik sektörünün nitelikli personel ihtiyacını karşılamak ve eğitim kalitesini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Eğitim ve İstihdam Komisyonu, seçim sonrası kurduğu güçlü kadro ve “yerinde tespit” stratejisiyle dikkat çekiyor. Komisyon Başkanı Teoman Mustafa Akyol, sektörel eğitim kurumlarına verdikleri desteğin kapsamını ve detaylarını anlattı.
“Çok yönlü bir ekip kurduk”
Komisyonun yapısı hakkında bilgiler veren Akyol, sektörün tüm bileşenlerini kapsayan bir ekip oluşturduklarını vurguladı. Akyol, “Eğitim komisyonu olarak en son seçimden sonra yapılan bir değerlendirme sonucu güzel bir ekip kuruldu. Ekibin en büyük özelliği, içerisinde başmühendisin, kaptanın, armatörün, özel kurs idarecilerinin, brokerların ve gemi bayrak temsilcilerinin olduğu çok yönlü bir komite ve komisyon olması. Herkes mesleğine çok hâkim olduğu için Deniz Ticaret Odası olarak bize verilen bu görevi yerinde gidip izlemek, okullarımızı yerinde tanımak, hocalarımızı, öğrencilerimizi, ekipmanları yerinde görmek istedik” dedi.
Bu süreçte DTO Başkanı Tamer Kıran ve yönetim kurulunun tam desteğini aldıklarını belirten Akyol, “Biz de hepimizin sahip olduğu işlerimizden fedakârlık edip zamanımızı büyük bir bölümünü ayırıp değerlendirmelerimizi hep yerlerinde yaptık. Tüm attığımız adımları yönetim kuruluna raporladık. Bu süreci, başından sonuna kadar titizlikle yöneterek bu günlere geldik” ifadelerini kullandı.
“Piri Reis göz bebeğimiz ancak tüm okullara eşit mesafedeyiz”
DTO’nun eğitim vizyonunda ayrımcılığa yer olmadığının altını çizen Akyol, Piri Reis Üniversitesi’nin odanın göz bebeği olduğunu ancak bunun diğer okullara eşit davranılmayacağı anlamına gelmediğini belirtti. Akyol, “Zaten hiçbir şekilde okul gözetmeksizin, lisesinden, meslek yüksekokulundan, üniversitesine kadar tüm okullarımıza gerçekten lazım olan bir şey varsa elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin 7 bölgesinde denizcilik eğitimi takipte
Türkiye genelindeki ziyaret ağını genişlettiklerini anlatan Akyol, Van hariç neredeyse tüm denizcilik okullarına ulaştıklarını söyledi: “Türkiye’nin 7 bölgesinde, neredeyse her bir tarafı denizle çevrili ülkemizde ‘Gitmediğimiz üniversitemiz, meslek yüksekokulumuz veya lisemiz kalmamıştır’ dersem yalan söylememiş olurum. 1-2 tane istisna muhakkak vardır. Önümüzde gitmediğimiz Van şehri var, Van da bizi bekliyor. Van’da da protokol okulumuz olan bir meslek lisemiz var. Son meclis toplantısında yaptığımız görüşmelerle birlikte TOBB’un da öncülüğünde 8 tane meslek yüksekokulu şu anda bizim bünyemize protokol okulu olarak bağlandı. 9 tane mevcut lisemiz vardı, bunu 10’a çıkardık. Bununla Birlikte bütün üniversitelerimize de gittik.”
Sektörle bire bir temas ve şeffaf iletişim
Eğitim kurumlarıyla kurdukları şeffaf iletişim ağına değinen Akyol, “En güzel taraflarından biri de sektöre bire bir dokunduğumuz için okullardaki rektöründen dekanına, meslek yüksekokullarımızın müdürlerinden, liselerimizde müdürlerine kadar herkes, eğitim birimimizi rahatlıkla arayabiliyor. Çok şeffaf bir iletişim stratejimiz var” dedi.
Stajyer yerleştirme konusunda da dijital bir altyapı oluşturduklarını belirten Akyol, “Deniz Ticaret Odası’nın da stajyerle alakalı kendi kurduğu bir ağ sistemi var. Bu sistem üzerinden mevcut armatörlerimize, işverenlerimize stajyerlerimiz bildiriliyor. Bu şekilde çocuklarımıza, gençlerimize de staj imkânı sağlamaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.
Teknoloji ve simülatör yatırımları
Hangi üniversitenin neye ihtiyacı varsa oraya destek vermeye çalıştıklarını ifade eden Akyol, son yapılan değerlendirmeler ve yatırımlar hakkında şu bilgileri verdi: “Son yaptığımız değerlendirmede; Karadeniz Teknik Üniversitesi, İskenderun Teknik Üniversitesi’ne köprü üstü simülasyon, Makine Dairesi Simülasyon ve ECDIS sistemlerinin yenilenmesi Yönetim Kurulumuz tarafından uygun görüldü. Bu da son toplantımızın konusuydu. Böylece Karadeniz Teknik Üniversitesi ve İskenderun Teknik Üniversitelerimizin de onaylanan ekipmanları ile son sistem teknolojilere sahip olacaklar’’
“Staj konusu ülkenin kanayan yarasıdır”
Denizcilik eğitiminin en büyük sorunlarından biri olan staj konusuna geniş bir parantez açan Akyol, geçmişteki staj gemisi tecrübesinden dersler çıkararak yeni yöntemler geliştirdiklerini anlattı: “Daha önce staj gemisi vardı. Çok da başarılı olmadı. Geminin işletme ve bakımında sıkıntısı olacağını öngörüyorduk ki öyle de oldu. 2-3 kere staja gidilebildi. Staj konusu ülkenin kanayan bir yarasıdır. Okul ve öğrenci sayısı haddinden fazla çok. Herkes staj yeri arıyor. Aynı anda staja çıkmaları ayrı bir handikap. Bakanlığımız ile yapılan istişareler sonucunda ek protokol ile simülatör ve Can Güvenliği Eğitim alanları paylaşımları konusunda mutabakata varıldı”
Armatörlerin talepleri doğrultusunda staj sürelerinin uzatılmasına yönelik adımlar atıldığını belirten Akyol, “Armatörlerimiz staj yapan öğrencilerin daha uzun süre staj yapmalarını istiyorlar. Uzağa giden gemilerden öğrencileri almak, transferini yapmak, pasaport ve vize sorunları bakımından zor oluyordu. İki üniversitemiz Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Ordu Üniversitesi’nde eğitim sistemini ayarlayıp staj dönemlerini 6 aya çıkarttılar. 1. Sınıfın sonuna staj koydular ve çocukların bu işi yapıp yapamayacaklarına dair karar vermelerini kolaylaştırdılar” dedi.
Eğitmen ve akademisyen desteği
Türkiye genelinde yaşanan eğitmen sıkıntısının denizcilik alanında da hissedildiğini belirten Akyol, özellikle tanker eğitimleri gibi spesifik alanlardaki zorluklara dikkat çekti: “Özellikle tanker eğitimleri konusunda eğitmen yetiştirmek çok zor. Çünkü bunun bazı şartları var. Şartları ağır. En az 3 yıl denizde tankerde çalışmış olmak lazım. Son bir yıl içinde fiilen tankerin boşaltma ve doldurma sırasında gemide çalışıyor olması lazım. Bakanlığın bu gibi şartları bulunuyor. Dolayısıyla tankerde çalışmış, taze bilgiyle gelip de eğitmenlik yapacak, bu kadar okul sayısına yeterli eğitmen bulmakta çok zorluk çekiyoruz. Bütün okullarda bu sıkıntı var.”
Akademisyenlerin yurt dışı eğitimlerine de DTO olarak destek verdiklerini söyleyen Akyol, “Yurt dışında doktoralarını yapmak isteyen, sonra buraya dönmek isteyen akademisyenlerimiz TÜBİTAK’tan burs alanlar ; gittikleri ülkelerde zannedersem 9 aylık bir bursları karşılanıyor. Fakat burs 12 ay. Mesela geri kalan 3 ayını Ticaret Odası veriyor. Halihazırda şu anda 7 tane akademisyeni yurt dışına Ticaret Odasının da destekleriyle gönderdik. Bu arada mezun olan öğrencilerimizi meslekte tutma sıkıntımız var. Bunlarla ilgili de çalışmalar yapılıyor” dedi.
Kurumlar arası köprü işlevi
Komisyonun MEB, YÖK ve Ulaştırma Bakanlığı gibi kurumları bir araya getirmede önemli bir rol üstlendiklerini belirten Akyol, “Biz komisyon olarak zaman zaman üniversitelerin, denizcilik liselerinin veya özel eğitim kurumlarının yetkilileriyle toplantılar yapıp sıkıntılarını dinleyen bir komisyonuz. Aşılamayacak bir sorun yaşamadık şimdiye kadar. Burada bu komisyon şunu aslında başardı, %100 olmasa bile, kurumları bir araya getirdi. Çoğu toplantılara da direkt bizi davet ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Sakarya’dan Ordu’ya, Trabzon’dan İskenderun ve İzmir’e kadar pek çok kuruma ve özel kursa dokunduklarını belirten Akyol, “Hepimizin sorunları ortak. Aynı meslekten geldiğimiz için hepimiz o konuları çok çabuk çözümleyebiliyoruz” dedi.
Büyük çalıştay Mart-Nisan aylarında
Akyol, denizcilik eğitiminin geleceğine dair kapsamlı bir raporlama ve çalıştay hazırlığı içinde olduklarını da müjdeledi: “Kafamızdaki büyük projelerden biri de bu eğitim komisyonunun neler yaptığını anlatan çok daha geniş kapsamlı bir raporlama ve üniversitemizle birlikte yürüttüğümüz, geleceğimizi temsil eden çocuklarımızın niçin denizde barınmadığıyla veya daha az süre çalıştıkları ile ilgili çok büyük bir çalışma yapılıyor. Bu çalışmanın sonuçlarının da açıklanacağı ve bunlarla ilgili neler yapabileceğimiz ile ilgili büyük bir çalıştay yapmayı düşünüyoruz. Sınav dönemleri ve çocukların yoğunluğunu bitirip önümüzdeki yılbaşından sonra Mart-Nisan’ı bulur diye tahmin ediyoruz.”
“Başkanımızın desteği bize şevk veriyor”
Açıklamalarının sonunda İMEAK DTO Başkanı Tamer Kıran ve yönetim kuruluna teşekkür eden Akyol, sözlerini şöyle tamamladı: “Başkanımız Tamer Kıran ve yönetim kurulunun bize vermiş olduğu ve bizlerin de onlara vermiş olduğumuz güven sonucunda inanılmaz bir güçle ve hızla olayları çok daha çabuk çözüyoruz. Onlar da bizden gelen raporlamaların gerçekten arkasında duruyorlar ve bizlere inanıyorlar. Biz onlara sunduğumuz raporların karşılığını aldığımızda biz de çalışmamızın ürünlerini görmüş oluyoruz. Tüm ekipteki abilerimin, kardeşlerimin de büyük bir başarısı diye takdir ediyorum. Başkanın bu eğitime verdiği önem bize şevk katıyor.”
İMEAK DTO EĞİTİM VE İSTİHDAM KOMİSYONU
Teoman Mustafa AKYOL – Komisyon Başkanı
Cihat Yavuz GÜLER – Komisyon Bşk. Yrd.
M. Erhan ESİNDUY – Komisyon Üyesi
İhsan GÖNÜL – Komisyon Üyesi
Burak ATASOY – Komisyon Üyesi
Orhan Semih DİNÇEL -Komisyon Üyesi
7DENIZ – Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
6 Ocak 2026 – 15:57


