Ünlü filozof Aristo insanları üç gruba ayırır : ‘’yaşayanlar, ölüler ve denize açılanlar’’. Eski çağlardan bu yana deniz apayrı bir dünya olmuştur ve bu dünyanın tek bir dili vardır : dalgaların ve rüzgarın dili. Buna son zamanlarda bir de denizciler arasında konuşulan dil eklendi : İngilizce. Dalgalarla boğuşurken yardım istemek, pozisyonunu belirlemek, bir başka deniz aracını uyarmak, yaklaşılan limanla haberleşmek için kodlanılmış hazır cümlelere indirgenmiş bir İngilizce. Çünkü deniz insanlarının karada konuşulan pek çok farklı dille açıldıkları tuzlu sularda karşılaştıkları durumları hızlı ve basit bir şekilde anlatmak ve anlamak gerekebilir. Kısacası formül benzeri tümcelerden oluşan bir haberleşme sözlüğü deneblir buna.
Eskiden Akdeniz’de çalışan denizciler arasında kendiliğinden oluşmuş bir dil vardı. İtalyanca, Türkçe, İspanyolca, Arapça ve Yunanca karışımı, çoğu basit manevra hareketlerini adlandırmaya yarayan bir kodlamaydı bu. ‘’Vira, mayna, tornistan’’ denizci olsun olmasın pek çoğumuzun, ne olduğunu bilmese de duyduğu sözcüklerdir. Bugünün gelişmiş araçları ve karmaşık denizcilik dünyasında, Çin’den Rotterdam’a uzanan ve tüm dünya denizlerini saran gemi trafiğinde basit ve tüm deniz insanlarının kolayca öğrenip anlayacağı bir dil kullanma gereği var. Bu da en kolay ve yaygın dillerden biri olan İngilizce’yi havacılık ve denizcilik alanındaki uluslararası dil konumuna getirdi.
Bizim denizcilerimiz için Kaptan Mustafa Sökükcü büyük bir kolaylığa imza atmış. ‘’KILAVUZLUK, RÖMORKÖRCÜLÜK ve PALAMAR HİZMETLERİ İÇİN İNGİLİZCE TELAFFUZ SÖZLÜĞÜ’’ adıyla hazırladığı kitap büyük bir gereksinimi karşılıyor. Kaptan Sökükcü alçakgönüllülük ederek kitabını ‘’kılavuzluk, römorkörcülük, palamar hizmetleri’’ şeklinde adlandırmış olsa da içerik çok geniş. Gemilerin denizde seyri sırasında, limanlara giriş çıkışlarında, başka gemilerle karşılaşmalarında veya yardım istemelerinde ya da yardım isteyen bir başka gemiyle iletişim kurmada gerekecek standart terimler ilkin Türkçe, yanında İngilizce karşılığı ve bunun Türkçe’de nasıl okunacağı çok güzel belirtilmiş. Rüzgarların adlarına ve acil arıza terimlerine varana kadar bütün durumları kapsıyor. Bunun bir de tersi yapılmış, yani İngilizce olarak alınan bir mesajın Türkçe karşılığı ve Türkçe okunuşu verilmiş. Örneğin ‘’MAN OVER BOARD’’ karşılığı ilkin ‘’Denize Adam Düştü’’ ve İngilizce okunuşu ‘’MEN O-VIR BORD’’ olarak belirtilmiş.
Kitabın başında da bugün artık Mors aflabesinin yerini alan telsiz alfabesinin kelime karşılığı ve Türkçe okunuşları yer almakta. Bizim hala Ankara’nın A’sı, Bursa’nın B’si diye yaptığımız kodlama uslararası denizcilik ve havacılıkta herkesin kolayca anlayabileceği sözcüklerden oluşan tek bir standarda indirgenmiş bulunuyor. Örneğin L harfi için Lima, T harfi için Tango, H harfi için Hotel deniyor. Kitabın sonunda da konulara göre bir bölümleme yapılmış. Genel Ekipmanlar, Coğrafi Yönler, Hava Koşulları, Kim Kimdir, Demirleme Terimleri gibi bölümler yine aynı kolaylaştırıcı mantık içinde verilmiş.
Bu değerli çalışmayı denizciliğimize kazandıran Mustafa Sökükcü’nün kendi yaşamı ve eğitimi de bir kitap oluşturacak nitelikte. 2008’de İ.T.Ü Denizcilik Fakültesi’nden dönem birincisi olarak mezun olmuş. 10 yıl boyunca büyük tonajlı hampetrol tankerlerinde çeşitli basamakları katederek kaptanlığa kadar yükselmiş ve Amerika’nın Pasifik okyanusundaki limanlarına kadar dünya denizlerini dolaştıktan sonra İzmir-Aliağa, Nemrut limanında kılavuz kaptan olarak çalışmaya başlamış. Bu seçim hem ailesine yakın olma hem de eğitimine devam etme isteğiyle ortaya çıkmış, çünkü Mustafa Kaptan hiç bitmeyen bir öğrenme azmi taşıyor. 2021’de İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Gemi Makinaları İşletme Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve yine aynı bölümde doktoraya başlamış. Bu yılın başında doktora tezini de başarıyla savunup doktor ünvanını alan Mustafa Sökükcü şimdi çalışmalarına yeni bir uğraş daha eklemiş : Internet üzerinden ulaşılabilecek bir deniz kütüphanesi oluşturmak. Bu kütüphane deniz kitaplarının bir dökümünü ve tanıtımını içerecek.
Gerek Türkiye’den gerek başka ülkelerden beyin göçünün büyük bir sorun olarak karşımıza çıktığı düşünülecek olursa, Mustafa Kaptanın eğitim aldığı ülkede kalarak kendi halkına yararlı olma isteği gerçekten örnek alınacak, saygı uyandıran bir davranış. Kendi ağzından dinlediğimiz ve gördüğümüz çalışma ortamı da yine denizle içiçe ve aktif bir görev. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen gemilerin emniyetli bir şekilde limana giriş çıkışlarına yardımcı olmak, onları yönlendirmek büyük bir sorumluluk ve dikkat istiyor.
Aktif kılavuzluk yönetiminin ve doktora çalışmalarının yanı sıra Mustafa Kaptan yazmaya ve çevresini bilgilendirmeye devam ediyor. Son çalışmalarından birisi de VHF olarak adlandırılan deniz telsizi ile İngilizce olarak gerçekleştirilen haberleşmelerin, anlık ve otomatik olarak yazıya çevirebileceği bir sistem oluşturmak. Yapay zeka destekli ve yüksek doğruluk oranı ile oluşturulacak bir yazılım sistemi. Böylece sesli telsiz mesajlarının eşzamanlı olarak bir ekran üzerinde de okunabilmesi ile denizde haberleşme kaynaklı risklerin azaltılabilmesini ve iletişimin daha güvenilir hale getirilmesini hedefliyor.
Mustafa Sökükcü gibi aydın, bilgili, deneyimli ve çalışkan denizcilerimizin varlığı ülkemiz denizciliğinin geleceği açısından da umut vericidir.
Nur Dolay




