KARADENİZ’DE İNGİLİZ AMİRALLERİ

AMİRAL DUNDAS VE SLADE

Amiral Dundas (James Whitley Deans Dundas)’ın ismine Karl marx’ın 31 Mayıs 1853 tarihli, Londra çıkışlı “İngiliz ve Fransız Donanması” başlıklı haberinde rastladığımda Kırım savaşında korkaklıkla suçlanan bu şahıs ile ilgili bir şeyler yazma isteği duydum. Kırım Savaşı (1853-1856) sırasında Karadeniz’deki İngiliz donanmasının başkomutanı olarak görev yapmış İngiliz amirali Dundas, Osmanlı Devleti ile İngiltere’nin müttefik olduğu bu dönemde, Türk donanması ve Osmanlı yönetimiyle doğrudan ilişki içinde olmuştur. (DergiPark)

Bundan 173 yıl önce 22 Haziran 1853’te Eflak ve Boğdan beyliklerini işgal eden Rusya’ya Osmanlı Devleti de karşılık olarak bir Ekim günü, savaş ilan etti. Ardından Mart 1854’te Fransa ve İngiltere de Osmanlı devletinin yanında Rusya’ya karşı savaşa katıldı.

4 Ekim 1853’te başlayan ve 1856’da Paris Antlaşması’yla biten Kırım Savaşı, Avrupa’nın büyük güçlerinin katıldığı ilk modern savaşlardan biriydi ancak sadece askeri bir çatışma değildi.

Amiral Dundas ve Türkler Hakkında Öne Çıkanlar:

  • Dundas, Ocak 1855’e kadar Karadeniz’deki İngiliz filosunu yönetti ve Rusya’ya karşı Osmanlı’yı destekleyen ortak harekatlarda yer aldı.

  • İngiliz donanmasının Osmanlı sularına, özellikle Beşike Koyu’na gelmesi, Kırım Savaşı öncesi Rus baskısına karşı Osmanlı’ya sağlanan desteğin bir göstergesiydi.

  • Dundas’ın döneminde İngiliz gemileri, Türk askerleriyle birlikte Karadeniz’de faaliyet gösterdi. (DergiPark)

Ancak Amiral Dundas Türklerle birlikte görev yapan tek İngiliz deniz subayı değildi. Tarihimizde aynı dönemde görev yapan ve birbirlerinden hiç hoşlanmayan bir İngiliz deniz subayı daha vardır. Bu isim Albay Slade’dir. Konuyu iyi bilmeyenler Osmanlı donanmasında aktif hizmet veren Osmanlı Donanması’nın eğitiminden sorumlu olarak görev yapan, “Albay Slade”I ve Amiral Dundas’I karıştırabilir. Albay Slade, Osmanlı donanmasının eğitiminden sorumlu olarak Mirliva (Tuğamiral) rütbesiyle Müşavir Paşa olarak adlandırılmıştır ve Osmanlı bahriyesine 16 yıl hizmet etmiştir. Türk Deniz Kuvvetleri tarafından yayımlanan “SIR ADOLPHUS SLADE’İN TÜRKİYE SEYAHATNAMESİ VE TÜRK DONANMASI İLE YAPTIĞI KARADENİZ SEFERİ” isimli bir de kitap mevcut kütüphanemde. (Akademik Tarih)

Dundas ve Slade’in Kırım Savaşı dönemindeki Osmanlı’ya etkileri, İngiliz basınında “Cengâver Türkler” başlıkları altında, Osmanlı donanmasının modernleştirilmesi çabalarıyla (buharlı gemilere geçiş vb.) birlikte değerlendirilmektedir. (Türk Tarih Kurumu)

Amiral James Dundas Kırım Savaşı’nın en kritik aşaması olan 1854 yılındaki harekatta müttefik deniz gücünün (İngiliz, Fransız ve Osmanlı) en kıdemli amirallerinden biri olarak görev almıştır.

Amiral Dundas’ın Kırım harekatındaki kilit faaliyetleri şunlardır:

1. Odessa Bombardımanı (Nisan 1854)

Savaşın başlarında, bir İngiliz gemisine ateş açılması üzerine Dundas, Rusya’nın Karadeniz’deki önemli ikmal noktalarından biri olan Odessa’ya yönelik bir cezalandırma harekâtı düzenlemiştir. (Wikipedia)

Bu bombardıman, Rus kıyı savunmasına karşı deniz gücünün başarısını kanıtlamış ve Kırım’ın istilası için gereken ikmal hatlarını güvence altına almıştır. (dawlish chronicles)

2. Kırım’a Çıkarma Harekâtı (Eylül 1854)

Dundas, müttefik ordularının Kırım Yarımadası’na nakledilmesi ve çıkarılması sürecini yöneten ana isimlerden biriydi. (The Journal of International Social Research)

Ağustos 1854’te Varna’da Osmanlı amirali Ahmet Paşa ve Fransız mevkidaşı Amiral Hamelin ile bir araya gelerek çıkarmanın detaylarını (yükleme/bindirme, intikal ve güvenlik) planlamıştır.

Dundas komutasındaki İngiliz filosu, Eylül 1854’te 60.000 kişilik müttefik gücünün Kırım’a ulaşmasını ve Alma Muharebesi öncesinde başarılı bir şekilde karaya çıkmasını sağlamıştır. (YouTube)

3. Sivastopol Kuşatması ve Kara Bombardımanı (Ekim 1854)

Dundas’ın en tartışmalı ve önemli görevi, Sivastopol’ün bombalanmasıydı. (Wikipedia)

17 Ekim’de Kara ordularına destek vermek amacıyla müttefik filosu Rus kalelerini denizden vurdu. Ancak Dundas, bu harekatın gemiler için riskli olduğunu düşünerek başlangıçta isteksiz davranmış, sonunda Fransız baskısıyla daha güvenli ama daha az etkili bir mesafeden ateş açılmasını emretmiştir.

Dundas’ın bu tedbirli ve “yavaş” tutumu, İngiliz basınında ve siyasetinde eleştirilere neden olmuştur. Karl Marx da Dundas’ı alay ederek eleştirmiştir. Neticede Dundas Ocak 1855’te görevini Edmund Lyons’a devrederek İngiltere’ye dönmüştür. (Wikipedia)

Osmanlı ile İlişkiler ve Madalya

Dundas, Osmanlı donanmasıyla koordinasyon halinde çalışmış ve hizmetlerinden dolayı Osmanlı Devleti tarafından Birinci Sınıf Mecidiye Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Ancak Osmanlı donanmasında müşavirlik yapan bir diğer İngiliz subayı olan Slade Paşa ile (Osmanlı donanmasının kullanımı konusunda) ciddi görüş ayrılıkları ve tartışmalar yaşadığı bilinmektedir. (Wikipedia)

Amiral Dundas’ın 17 Ekim 1854’teki ilk Sivastopol bombardımanı sırasındaki taktiksel kararları, askeri tarihte “aşırı tedbirlilik” ile “stratejik risk yönetimi” arasındaki ince çizgide tartışılır. Dundas, gemilerin kıyı bataryalarına karşı savunmasız olduğunu düşünerek başlangıçta bu harekata tamamen karşı çıkmıştır. (Wikipedia)

Bombardıman sırasındaki temel taktiksel kararları ve sonuçları şunlardır:

1. Mesafe ve Güvenlik Tercihi

Dundas, Rusların devasa kıyı kalelerine (Fort Constantine gibi) çok yaklaşmanın donanma için intihar olacağına inanıyordu. Fransız Amiral Hamelin’in de etkisiyle, gemileri kalelerden yaklaşık 1.800- 2.000 yarda (yaklaşık 1 mil) mesafede mevkilendirmeye karar verdi. Bu kadar uzak mesafeden yapılan atışlar, Rus taş kalelerinde kayda değer bir hasar yaratamadı. Müttefiklerin attığı 50.000’den fazla merminin çoğu etkisiz kaldı. (Wikipedia)

2. Hat Nizamı ve Demirleme

Dundas, gemilerini bir hat halinde nizama sokarak sabit bir şekilde ateş etme taktiğini benimsemiştir. Gemilerin hareket halinde (manevra yaparak) ateş etmesi yerine demirleyerek ateş etmesini emretti. Sabit duran İngiliz ve Fransız gemileri, Rus topçuları için kolay hedef haline geldi. Özellikle HMS Agamemnon ve HMS Arethusa gibi gemiler ağır hasar aldı; bazıları onarım için İstanbul’a gönderilmek zorunda kaldı. (Wikipedia)

3. Edmund Lyons ile Yaşanan Taktiksel Ayrılık

Dundas’ın ikinci komutanı Amiral Edmund Lyons, çok daha saldırgan bir yaklaşımı savunuyordu. Lyons, gemilerin kalelere neredeyse 700-800 yardaya kadar sokulup doğrudan “nokta atışı” yapmasını istiyordu. Dundas bu öneriyi “pervazsızca” buldu ancak sonunda Lyons’un kendi komutasındaki bir grup gemiyle daha yakına gitmesine izin verdi. Lyons’un grubu daha fazla hasar verse de Rus kalelerini susturmaya yetmedi. (Wikipedia)

4. Harekatın Durdurulması

Bombardımandan birkaç saat sonra Dundas, donanmanın uğradığı hasarın elde edilen sonuca değmediğine karar verdi. Akşam saatlerinde harekatın kesilmesini ve filonun geri çekilmesini emretti. Bu karar, karadaki müttefik ordularının (İngiliz ve Fransız piyadelerinin) saldırı planlarını zora soktu. Deniz desteğinin yetersizliği nedeniyle planlanan genel taarruz iptal edildi ve kuşatma aylar sürecek bir siper savaşına dönüştü. (Wikipedia)

Dundas’ın bu “garantici” taktikleri, İngiltere’de büyük tepki toplamış ve Ocak 1855’te görevinden ayrılarak yerini daha agresif olan Lyons’a bırakmasına neden olmuştur.

Savaşta özellikle de deniz savaşında cesaret ve temkin arasındaki fark çok önemlidir. Balkan Savaşında Donanma Komutanı Albay Ramiz ile Hamidiye Zırhlısı Komutanı arasında benzer bir çekişme yaşanmış, neticede Yunan zırhlısı Averof’un batırılma fırsatı kaçırılmış ve Ege Adaları dağılan birer tespih tanesi gibi teker teker Yunanistan tarafından tek jurşun atılmadan işgal edilmiştir. (JJ HEATH-CALDWELL)

Amiral Dundas’ın Sivastopol bombardımanındaki taktik tercihleri, özellikle İngiltere’de büyük bir kamuoyu skandalına dönüşmüş ve amiralin kariyerinin sonunu hazırlamıştır.

İngiliz kamuoyundaki yankıları şu başlıklarla özetlenebilir:

1. “The Times” ve William Russell’ın Sert Eleştirileri

Kırım Savaşı, tarihte savaş muhabirlerinin görev yaptığı ilk savaştır. The Times editörü John Delane ve ünlü muhabir William Howard Russell, Dundas’ı bizzat hedef almıştır. (The Times)

Gazete, Dundas’ı “basiretsizlik” ve “öngörü eksikliği” ile suçlamış; donanmanın Sivastopol önündeki etkisizliğini amiralin “yaşlılığına ve korkaklığına” bağlayan yazılar yayımlamıştır.

Kamuoyu, İngiliz donanmasının her zaman Nelson tarzı agresif ve kesin sonuç odaklı olmasını bekliyordu. Dundas’ın güvenliği ön plana alan taktiği, bu beklentiye “ihanet” olarak algılanmıştır. (The Times)

2. Siyasi Çalkantı ve “Günah Keçisi” İlan Edilmesi

Bombardımanın başarısızlığı, Londra’daki hükümet üzerinde ağır bir baskı oluşturdu:

Bahriye Nazırı Sir James Graham, ordunun ve donanmanın hazırlıksızlığını örtbas etmek için Dundas ve diğer kıdemli subayları “günah keçisi” olarak kullanmıştır.

Savaşın kötü yönetilmesi üzerine parlamentoda kurulan “Sevastopol Komitesi”, Dundas gibi komutanların kararlarını ve yönetim zafiyetlerini soruşturmuştur. (Taylor & Francis Online)

3. Yardımcısı Edmund Lyons’un “Kahraman” İlan Edilmesi

Kamuoyu, Dundas’ın aksine çok daha saldırgan olan yardımcısı Amiral Lyons’u desteklemiştir. Lyons, gemilerini kalelere daha yakına sürdüğü için halkın gözünde cesaretin sembolü haline gelmiş; bu durum Dundas’ın üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır.

Halk arasındaki bu ayrışma, Dundas’ın Ocak 1855’te görevinden istifa (veya geri çağrılma) ederek yerini Lyons’a bırakmasıyla sonuçlanmıştır. (UK Parliament)

4. Kamuoyundaki “Genel Beceriksizlik” Algısı

Dundas’ın kararları sadece askeri bir tercih olarak kalmamış, İngiliz ordusunun genelindeki “yönetici sınıfın beceriksizliği” tartışmalarını alevlendirmiştir. Bu durum, Florence Nightingale’in hemşirelik reformları ve ordu yönetimindeki profesyonelleşme taleplerine zemin hazırlayan toplumsal öfkenin bir parçası olmuştur. (Wikipedia)

Özetle; Dundas’ın taktik ihtiyatlılığı, askerî açıdan gemileri korumuş olsa da; İngiliz halkı ve medyası tarafından itibar kaybı ve askeri başarısızlık olarak kodlanmış, bu da amiralin aktif görevden çekilmesine yol açmıştır.

Şimdi gelelim diğer İngiliz amiraline. Osmanlı donanmasında Müşavir Paşa adıyla görev yapan İngiliz subayı Adolphus Slade, Amiral Dundas ve müttefik stratejilerine yönelik en sert ve yetkin eleştirileri getiren isimlerden biridir. Slade, hem bir İngiliz deniz subayı olması hem de Osmanlı çıkarlarını gözetmesi nedeniyle benzersiz bir perspektife sahipti.

Slade Paşa’nın Sivastopol ve genel Kırım harekâtı hakkındaki temel eleştirileri şunlardır:

1. Donanmanın Ataleti ve “Fırsatların Kaçırılması”

Slade, müttefik donanmasının Karadeniz’deki mutlak üstünlüğünü yeterince agresif kullanmadığını savunmuştur. (ResearchGate)

Slade’e göre, Sinop Baskınından (1853) hemen sonra müttefik filosu Rus donanmasını limanlarında yok edebilir veya Sivastopol’ü hazırlıksız yakalayabilirdi. Ancak Dundas’ın temkinli bekleyişi, Ruslara savunmalarını güçlendirmek için aylar kazandırmıştır.

2. “Aşırı Temkinli” Taktikler ve Uzak Mesafe Bombardımanı

Slade, 17 Ekim 1854’teki Sivastopol bombardımanını bizzat müttefik donanma temsilcisi olarak takip etmiş ve Dundas’ın taktiklerini bir “fiyasko” olarak nitelendirmiştir: (ResearchGate)

Dundas’ın gemileri kalelerden 1800-2000 yarda uzakta tutma kararını, donanmanın etkisini sıfırlayan bir hata olarak görmüştür. Ona göre bu mesafe, gemilerin hem isabet oranını düşürmüş hem de Rus toplarının menzilinden tam anlamıyla çıkmalarını sağlamamıştır.

Slade, anılarında Dundas ve Fransız amirallerinin gemilerini kaybetme korkusunun, savaşın asıl amacı olan Sivastopol’ün düşürülmesinin önüne geçtiğini açıkça belirtmiştir. (Academia.edu)

3. Osmanlı Donanmasının Dışlanması

Slade’in en derin kırgınlığı ve eleştirisi, İngiliz ve Fransız amirallerin Osmanlı donanmasını operasyonlarda “pasif bir taşıyıcı” konumuna indirgemesiydi: (DergiPark)

Dundas, Türk gemilerinin ve mürettebatının modern savaş kabiliyetine güvenmiyordu. Slade ise Türk denizcilerinin cesur olduğunu ve doğru yönlendirmeyle kalelere en yakın saldırı hattında kullanılabileceklerini savunuyordu.

Slade, Osmanlı donanmasının bağımsız harekât kabiliyetinin müttefik amiraller tarafından kısıtlanmasını, harekatın genel başarısını baltalayan siyasi bir kibir olarak görmüştür. (ResearchGate)

4. Boğazlar ve Savunma Stratejisi

Slade, müttefiklerin stratejisinin sadece Sivastopol odaklı olmasını “miyopik” bir yaklaşım olarak görmüştür. Ona göre Rusya’nın Karadeniz’deki gücü sadece bir limana bağlı değildi; müttefik donanması Rus kıyılarını tamamen abluka altına alıp ikmal hatlarını kesmek yerine, tek bir noktada (Sivastopol) enerjisini tüketmiştir. (ResearchGate)

Sonuç Olarak Slade Paşa’nın bu eleştirileri ve Amiral Dundas ile yaşadığı çok sert ve halka açık tartışmalar, onun aktif görevden uzaklaştırılmasına neden olmuştur. Ancak daha sonra kaleme aldığı “Turkey and the Crimean War” (Türkiye ve Kırım Savaşı) adlı eseri, bu dönemdeki hataları belgeleyen en önemli kaynaklardan biri kabul edilir. (Peter Harrington)

Temel Er Ersoy