Doğu Akdeniz’de gerilim, İsrail/GKRY ve Yunanistan hattında üç cepheli artarken deniz silahlanmamız seçmenin gururunu okşayan ve oy getiren gösterişli uçak gemilerine değil denizaltılara yapılmalıdır. Türkiye’nin Suriye’de yaptığı jeopolitik hataların sonucunda bugün İsrail komşumuz oldu ve hem Şam’a hem de Türkiye’nin korumasındaki rejime rahatlıkla saldırabiliyor. İsrail, denize çıkışı olan bir Kürdistan’ı açıkça hedef gösterirken, Suriyede Kürt grupları özerklik arayışı ve silahlanmayı sürdürüyor. Bu ortamda yeni bir “Açılım Süreci” başlatılıyor. Aynı dönemde İsrail, KKTC’yi ve askeri varlığımızı düşman ilan ederken, yeni bir Kafkas seddi olabilecek Zengezur koridorunun 99 yıllığına ABD kontrolüne geçmesine Azerbaycan–İsrail ilişkileri dikkat çekici boyutta ve stratejik boyutlardayken onay verilebiliyor. Doğu Akdeniz’de 2020’de yaşanan Rosaline A gemi baskını sonrasında sismik/sondaj faaliyetlerinden çekildik; AB ve ABD baskısına boyun eğdik. 2023’te Yunanistan’la “Atina Deklarasyonu” ile yumuşama başlatıldı, ancak Atina hem deniz parklarıyla hem Sevilla haritasını esas alarak ilan ettiği deniz mekansal planlamasıyla kışkırtıcı tutumunu sürdürdü. Yunanistan, Girit güneybatısında Libya’ya ait MEB içinde ABD şirketlerine sismik/sondaj lisansları vererek 2019 Türk–Libya deniz sınırlandırma anlaşmasını deldi. Kardak kayalığı benzeri 153 ada/adacık/kayalıkta devlet uygulamalarını artırdı ve Ankara bu konuda hiç bir önlem almadı. Aksine Yunanistan’ın silahsızlandırılmış statüdeki adaların yanısıra bu adaların da silahlandırılmasına göz yumdu.
Kısacası Türkiye Doğu Akdeniz’de doğuda İsrail batıda Yunanistan tarafından kuşatılıyor. Her iki devlet de ABD ve AB koruması altında. Karadeniz’de Montrö sözleşmesi tarafsızlığımızı korumuş olsa da Romanya’da NATO tatbikatlarına katılım ve Ukrayna’ya silah satışı tarafsızlık ruhumuzu zedeliyor. NATO, Türkiye’yi Rusya karşıtlığına hatta çatışma iklimine itmeye çalışıyor. İçeride ise kutuplaşma derin. Saçma Türkiyelilik kavramı millete dayatılıyor. Vicdani alanda kalması gereken kutsal din siyasetin emrinde sömürülüyor. Halk geçim derdinde. Çevresel felaketler ile liberal ekonominin doğa talanı yarış halinde. Sonuçta: Türkiye ABD neoconlarına ve ABD/AB finans kapitaline karşı net bir duruş sergileyemiyor. Güney Kafkasya ve Suriye’de ABD–İsrail sınırımıza yerleşmiş durumda.
Bu yakıcı konjonktürde Türkiye denizde silahlanmayı iç siyasi beklentiler için değil bekasını korumaya yönelik yapmalıdır. Türk milleti TCG Anadolu’yu büyük ve gösterişli bir gemi olduğu için çok sevebilir. Bu gemi ve devamındaki -askeri ihtiyacı sorgulanması gereken -ilk kaynak töreni yapılan milli uçak gemisi iktidara oy da getirebilir. Ancak bu gemilerin iki cepheli bir Akdeniz savaşında korunması çok zordur. Bu gemiler kriz ve gerginlik zanında çok uygun platformlardır ancak savaş başladığında mutlak hava üstünlüğü sağlandığında kullanılabilirler. Ukrayna Rusya savaşı ve Kızıldeniz Husi taktiklerinden ders almak gerekir. Böylesi bir savaşta beka ancak denizaltılar ile sağlanır. Türkiye ağırlık merkezini acilen denizaltı harbine aktarmalıdır. Zaman gerçekçi olma zamanıdır. Zaman acilen KKTC’de deniz ve hava üssü kurma ve adada sürekli deniz kuvvetleri varlığı gösterme zamanıdır. Denizde savaş ciddi bir iştir. Yapılan hatalar yıllar geçse de derin iz bırakır ve unutulmaz. Mavi Vatan vizyonu, 21. Yüzyılın geri kalanında yüzünü tamamen denizlere dönmüş, deniz yetki alanlarındaki hak ve çıkarlarını garantilemiş ve Akdeniz dışına çıkmaya odaklanmış, savunma sanayinde kendine tamamen yeterli demokratik, laik ve hukuk devleti Türkiye vizyonuna hizmet eder. Uzun vadelidir. Emperyalime karşı duruşu ile Kemalist bir doktrindir. Bir nevi dünya görüşüdür. Bu doktrin günlük siyasi propagandaya indirgenmemelidir. Diğer yandan halkımızın büyük savaş gemilerine teveccühü ve sempatisi sebebiyle donanma gerek gemileri gerekse tersanesi ile siyasete alet edilmemeli ve seçim yatırımı kapsamında kullanılmamalıdır.
Cem Gürdeniz
Doğu Akdeniz’de gerilim, İsrail/GKRY ve Yunanistan hattında üç cepheli artarken deniz silahlanmamız seçmenin gururunu okşayan ve oy getiren gösterişli uçak gemilerine değil denizaltılara yapılmalıdır. Türkiye’nin Suriye’de yaptığı jeopolitik hataların sonucunda bugün İsrail… pic.twitter.com/QDqdeEiUe2
— Cem GÜRDENİZ (@cemgurdeniznet) August 29, 2025