İngiltere’den Hürmüz için insansız mayın tarama araçları gönderme planı

İngiltere’de hükümet, petrol ihracatının yeniden başlamasını sağlamak amacıyla bu hayati su yolundaki mayınları temizlemeye yardımcı olmak için hava mayın tarama araçları göndermeyi düşünüyor.

Fakat yetkililer, ABD başkanının hafta sonu talep ettiği gibi gemi gönderilmesinin, savaşın değişken doğası göz önüne alındığında durumu daha da kötüleştirebileceğini düşünüyor.

Başbakan Keir Starmer, pazartesi günü Downing Street’te düzenleyeceği basın toplantısında, yüksek enerji fiyatlarının etkisini hisseden Britanyalıları desteklemek için on milyonlarca sterlinlik bir yardım paketi açıklayacak ve aynı zamanda krizin yatıştırılmasının önemini vurgulayacak.

Başbakan, “Orta Doğu’daki durumun hızlı bir şekilde çözülmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü savaşı sona erdirmenin, yaşam maliyetini düşürmenin en hızlı yolu olduğu şüphesizdir” diyecek.

BBC’ye konuşan Enerji Bakanı Ed Miliband, şunları söyledi:

“Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlamak çok önemli… Mayın avcı insansız hava araçları da dahil olmak üzere, bu konuda katkıda bulunabileceğimiz çeşitli yollar var. Tüm bu hususlar müttefiklerimizle birlikte değerlendiriliyor… Boğazın yeniden açılmasına yardımcı olabilecek her türlü seçenek gözden geçiriliyor.”

İran’ın, dünya petrol arzının %20’sinin geçtiği boğazı kullanan gemileri hedef alacağına dair açıklaması, petrol fiyatlarını varil başına yaklaşık 65 dolar seviyesinden 100 doların üzerine çıkardı.

İktisatçılar, bunun sonucunda bu yıl enflasyonun artacağını ve büyümenin düşeceğini öngörüyor, fakat kesin etki çatışmanın süresine bağlı olacak.

Bir hafta önce Trump, İngiliz yardım tekliflerini “biraz geç” geldiği gerekçesiyle reddetmişti, fakat bu hafta sonu tavrını değiştirerek birkaç ülkeden boğaza gemi gönderilmesini istedi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Umarım bu yapay kısıtlamadan etkilenen Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, Birleşik Krallık ve diğer ülkeler bölgeye gemiler gönderir, böylece Hürmüz Boğazı artık tamamen başı kesilmiş bir ulusun tehdidi altında kalmaz” dedi.

Starmer, ğazar gecesi Trump ile telefonda görüştü. Downing Street, görüşmenin ardından şu açıklamayı yaptı:

“Liderler, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini de içeren Orta Doğu’daki durumu görüştü.”

İngiltere, Japonya, Çin ve Güney Kore’deki yetkililer, Trump’ın talebini değerlendiriyor.

Japonya’nın iktidar partisi Liberal Demokratik Parti’nin üst düzey politikacısı Takayuki Kobayashi, pazar günü yaptığı açıklamada bu talebin “dikkatli bir şekilde değerlendirmemiz gereken bir konu” olduğunu söyledi.

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, “vatandaşlarımızı korumak ve enerji nakil yollarının güvenliğini sağlamak için çeşitli önlemleri farklı açılardan değerlendirdiğini” belirtti.

İngiliz yetkililer bu fikre açık olduklarını belirtiyorlar ve önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı planlar sunmaları bekleniyor.

Fakat donanmanın zayıf durumu ve bunun olası sonuçları göz önüne alındığında, boğaza gemi gönderme konusunda şüpheci davranıyorlar.

Tip 45 muhrip HMS Dragon, geçen hafta Portsmouth’tan Kıbrıs’a doğru yola çıktı ve Orta Doğu’ya yeniden sevk edilebilir.

Fakat yetkililer The Guardian’a, geminin en az bir hafta daha Kıbrıs’a ulaşmasının olası olmadığını, yani Hürmüz Boğazı’na ulaşmasının daha da uzun süreceğini söylediler.

Bu arada, bölgedeki İngiltere’nin son mayın tarama gemisi HMS Middleton, savaş başlamadan birkaç gün önce bakım amacıyla Bahreyn’den ayrılmıştı. Bu hamle, Birleşik Krallık’ın çatışmaya hazırlık konusunda yeterince çaba gösterip göstermediği konusundaki hükümet içi tartışmanın odak noktası haline geldi.

Yetkililer, gemilerin hareketlerini taklit ederek mayınların güvenli bir şekilde patlamasını sağlayan insansız mayın tarama araçlarının kullanılma olasılığı konusunda daha iyimser. Ayrıca, Ukrayna için üretilen ancak Körfez’de de kullanılabilecek Octopus karşı-dronlarını göndermeyi planlıyorlar.

Hükümet seçeneklerini değerlendirirken, savunma harcamalarını artırmadığı için muhafazakârların eleştirilerine maruz kalıyor.

Muhalefet lideri Kemi Badenoch, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, bakanların savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılanın %2,5’ine çıkarma konusunda ayak sürüdüklerini söyledi.

Hükümet bu hedefi 2027 yılına kadar gerçekleştireceğine söz vermişti.

Fakat The Guardian’ın gördüğü Savunma Bakanlığı’nın (MoD) iç verileri, muhafazakâr hükümetin son birkaç yılında karşı-drone ve füze savunmasına yapılan harcamaların düştüğünü gösteriyor.

Ayrıntılı bütçe dökümü, kara tabanlı füze savunmasına yapılan harcamaların 2021-22’de 158 milyon sterlinden 2023-24’te 49,4 milyon sterline düştüğünü, drone önleme sistemlerine yapılan yatırımın ise 2021’de 22,4 milyon sterlinden 2023’te 18,1 milyon sterline düştüğünü gösteriyor.

Mayın avcı gemilerinin sayısı, muhafazakârların iktidara geldiği zamanki 16’dan 7’ye düşürüldü.

Savunma Bakanlığı sözcüsü, mevcut hükümet döneminde savunma harcamalarının arttığını vurguladı.

Sözcü, “Bu harcamalar, 2027’de Tip 45 muhriplerine takılacak Dragonfire lazeri gibi yeni teknolojiler de dahil olmak üzere savunmamızı güçlendirecek” dedi.

Kaynak: harici.com.tr

7DENIZ – Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
17 Mart 2026 – 11:47