ATATÜRK VE DONANMA-5

Bu yazımızda İtalya’ya sipariş edilen dört muhrip ve bunların ikincisi olan Adatepe Muhribi ile Atatürk’ün yaptığı seyri anlatacağız.

Bir önceki yazımızda Atatürk’ün vizyonerliği sayesinde, tamamen yerli olanaklarla İtalya’ya dört adet muhrip sipariş edildiğini söylemiştik. İşte 1933 yılında Türk Deniz Kuvvetlerine İtalyan yapımı dört muhribin katılmasından sonra, Atatürk donanma ile daha yakından ilgilenmeye başlamıştır. Muhriplerin azami süratlerinin 33-35 knots gibi o döneme göre yüksek sayılabilecek bir düzeyde olması Mustafa Kemal’in ilgisini çekmiştir.

Şimdi gelin Adatepe ve kızkardeşlerinin hikayesine bir göz atalım. İtalya’ya sipariş edilen gemilere isimleri Bakanlar Kurulunun 29 Ocak 1930 tarihli toplantısında görüşülerek verilmiştir. Gemilere isim konulmasından sonra Donanma Müsteşarı Mehmet Ali (Dalay) Bey bazı denizcilik şirketlerinde incelemelerde bulunmak ve Türkiye için inşa edilmekte olan gemileri yerinde görmek üzere Mayıs 1930’da İtalya’ya gitmiştir. Donanma Müsteşarı, İtalya’daki gemicilikteki gelişmeleri yerinde görmek için La Spezzia’daki deniz şirketlerini gezmiştir. Mehmet Ali Bey, refakatinde bulunan Halil ve Balila ismindeki denizaltıda staj görmekte olan Bekir Beylerle beraber İtalya Donanma Komutanı Amiral Gino Ducci tarafından kabul edilmiştir.

İnşasına 15 Ocak 1930’da başlanan Kocatepe muhribinin denize indirilme töreni 8 Şubat 1931 günü yapıldı. Geminin planları ve inşası Ansaldo firması tarafından yapılmıştı. Esasen Ansaldo firması ile Osmanlı döneminden kalma büyük bir anlaşmazlık bulunmasına rağmen 1928’de İtalya Elçisi Baroni ile Hariciye Vekili Tevfik Rüşdü Bey arasındaki görüşmede, Türk donanması için İtalya’da bazı savaş gemileri inşa etmenin konuşulmasından sonra durum biraz daha netleşmiş ve Donanma Müsteşarı Mehmet Ali Bey, 16 Aralık 1928’de görüştüğü İtalya Deniz ve Hava Ataşesi Maroni’ye Türk hükümetinin İtalyan şirketlerine yaptırmak istediği gemilerle ilgili olarak yaşanan siyasi sorunların geride kaldığını ve İtalyanlara karşı daha olumlu bakıldığını söylemiştir.

Sonuç olarak Türkiye hükümeti tarafından ısmarlanan iki torpido muhribinden Kocatepe ismindeki birincisi 8 Şubat günü Türkiye elçisiyle birçok devlet ricalinin hazır bulundukları bir törenle denize indirilmiştir. Bu muhriplerin ebadı şöyleydi: Uzunlukları 80 metre, genişlikleri 9‚40 metre, su kesiminden itibaren yükseklikleri 5‚70 m Çektikleri su 2‚90‚ büyüklükleri 1350 ton‚ sürati 38 mil‚ makine gücü 45‚000 beygir‚ topları 4 tane 50 çap uzunluğunda 12 santimetrelik top. Bu dört topun‚ ikisi başta‚ ikisi kıçtadır. Uçaksavar olarak 20 milimetrelik iki makineli tüfek‚ 53 santimetrelik üçüzlü ikişer torpido kovanı‚ bu suretle her gemide altı kovan var demektir.

Roma Büyükelçisi Suad (Davaz) Bey, Kocatepe muhribinin denize indirilmesi dolayısıyla 18 Şubat 1931’de Mustafa Kemal Paşa’ya şu telgrafı göndermiştir: “Bugün Cenova’da Türkiye Cumhuriyeti’nin denizciliğini yükseltmek hususundaki dâhiyane irşadınızın eserlerinden olmak üzere İstiklâl Harbimizin en şanlı tarihi mevkisi olan yüksek Kocatepe namını taşıyan muhribin denize indiriliş töreni, tezahürat ve alkışlar içinde başarıyla yapılmıştır. Merasimde İtalyan askeri ve mülki ricaliyle büyük bir kalabalık hazır bulunduğunu ve bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ve onun kurucusunun adının hararetle yüceltilmiş edilmiş olduğunu burada bulunan bütün Türk deniz subayları ve elçilik erkânı adına arz eylerim efendim.”

Kocatepe muhribinin eşi olan Adatepe muhribi de 19 Mart 1931 günü Ansaldo tezgâhlarına konulmuştur. Merasimde Türkiye Elçisi Suad Bey, Donanma Müsteşarı Mehmet Ali Bey, İtalya’da yerleşik Türkler, asker ve sivil halk ve hükümet erkânı hazır bulunmuştur Adatepe torpido muhribi takriben 98 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde, 36 mil süratte ve 1150-ton hacmindedir.

İki muhribin de inşası planlandığı gibi 1931 ilkbaharında tamamlanmıştır. Mayıs 1931 sonunda muhriplerin inşa ve deneme seyirleri tamamlanmıştır. Kocatepe ve Adatepe muhriplerini teslim almak üzere görevlendirilen subaylar, muhripler 25 Mayıs’ta İstanbul limanında olacak şekilde İtalya’ya gönderilmişlerdi. Ancak Kocatepe ve Adatepe, Türkiye’ye 1931 sonbaharında gelebildiler.

Kocatepe ve Adatepe muhripleri 17 Ekim günü Çanakkale’ye geldiler. Gemilerin geceyi Çanakkale’de geçirmeleri ve İstanbul’da büyük bir karşılama töreninin yapılması planlandı. Ertesi gün yapılacak törene Hamidiye ev sahipliği yapacak, davetliler adı geçen kruvazörde toplanacaklardı.

İtalya’da inşa edilen Kocatepe ve Adatepe muhripleri 18 Ekim 1931 Pazartesi günü öğleden sonra İstanbul limanına gelmiştir. Muhripler saat 09.00’da Yeşilköy açıklarına gelmişler ve burada Peykişevket torpidosu tarafından karşılanmışlardır. Öğleye kadar orada bekleyen muhripler, öğleyin limana doğru hareket etmişlerdir.

Denizcilik konusuna özellikle önem verdiğini bildiğimiz Abidin Daver de bir yazısında Kocatepe ve Adatepe muhripleri için yapılan törenin önemini şöyle izah etmiştir:

Türk bahriyesinin 1910 senesinden beri 21 senedir ilk defa bu iki güzel muhribi hediye etmeye muvaffak olan cumhuriyet ricalidir. Donanma Cemiyeti’nin meşrutiyetin başında aldığı yadikâr sınıfı dört gemi -ki onlar da ikisi Umumî Harp’te batmış ve ikisi de çürüğe çıkartılmıştır- tam 21 sene evvel donanmamıza iltihak etmiş ve o vakitten beri ancak dün ilk defa iki yeni muhribe Türk bayrağı çekilmiştir. Kuvvetleri itibarıyla Avrupa’daki muasırlarının aynı ve süratleri itibarıyla İtalyan muhriplerine eşit ve diğer devletlerinkine üstün olan bu güzel muhripler‚ cumhuriyetin Türk filotillasına ilk hediyesidir.”

Bu coşkuya rağmen, iki muhribin tesliminden sonra bazı ciddi sorunlar yaşandı. Bir Türk kaynağına göre Ansaldo tersanesinde inşa edilen Kocatepe ve Adatepe muhripleri için adı geçen tersanede görevlendirilen gemi mühendisi Yüzbaşı Ata Nutku, iki muhripte ciddi denge sorunları tespit etti. Teslimat, bu sorunların giderilmesi için ertelendi. (Güvenç-Barlas, “Bir Cumhuriyet Kurumu Yaratmak: Atatürk’ün Donanması 1923-1939”, s. 242.)

1929’da sözleşmesi imzalanan gemilerin inşa ve teslimi sürecinde Türk hükümetinin memnuniyetsizliğine yol açan gelişmeler yaşandı. Sorun esas itibarıyla sözleşme koşullarının yerine getirilmemesinden ileri geliyordu. Buna karşılık İtalyan şirketleri de ödemelerin gecikmesinden ötürü şikȃyetçi oluyorlardı.

Kocatepe ve Adatepe’nin teslim alınmasından sonra eksikliklerin giderilmesi süreci devam etti. Süreç Türkiye’deki İtalyan diplomatlar tarafından da takip edildi. Büyükelçi Vincenzo Lojacono, Roma’ya bakanlığa 21 Ekim 1933’te gönderdiği raporda bu iki muhribin eksiklerinin giderilmesi için yapılan çalışmalar hakkında bilgi Verdi.

Bu iki gemideki eksiklerin giderilmesi işlemleri ertesi yıl da devam etti. 24 Ocak 1934 tarihli kararnâmeyle, eksiklerin giderilmesi için Türk görevlilerin İtalya’ya İcra Vekilleri Heyetince 24 Ocak 1934’te kabul olunmuştur.” Belgelerden takip edebildiğimiz kadarıyla eksiklikleri giderme çalışmaları görevlilerin İtalya’ya gönderilmesiyle tamamlanmadı.

Bütün bu olup bitenler arasında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın gerçekleştirdiği devrimlere inanmış ve kendi yoksul ülkesinde bu devrimleri uygulamaya çalışırken tacını kaybetmiş olan Afganistan Kralı Emanullah Han, bir haftalığına İtalya’dan Türkiye’ye gelir. Devlet başkanı Atatürk’ü bir dost olarak ziyaret etmek isteyen Emanullah Han, hızlı muhripleri yakından görmek isteyen ve o sırada Yalova’da bulunan Atatürk için bir fırsat yaratmıştır. 27 Temmuz 1933 günü misafirini karşılamak için Adatepe muhribi ile İstanbul’a gelir ve kabul sonrası tekrar Yalova’ya geri döner.

Atatürk, daha önce Yalova’ya getirilen Binbaşı Nedim (Ülseven) komutasındaki Adatepe muhribine saat 14.30’da geçer ve 21 pare topla selâmlanarak geminin lumbarağzında gemi komutanı tarafından karşılanır. Cumhurbaşkanı tören kıtasını teftiş ettikten sonra geminin kıç güvertesine gider. Gemi hemen hareket eder. Çünkü Cumhurbaşkanı mümkün olabilen azami süratle gidilmesini emretmiştir. 30 deniz milinin üzerinde bir hızla ve Cumhurbaşkanı’nın isteği üzerine Heybeliada ile Büyükada arasından geçilmek suretiyle bir rota takip edilerek Dolmabahçe önüne demirlenir. Seyir esnasında Atatürk Köprüstüne çıkarak etrafı seyretmiştir. Yolda kendisine gemi talimleri gösterilmiş ve bu arada, denizaltı gemilerini imha için kullanılan su bombaları atılmıştır.

Bu yolculukta kendilerine Donanma Komutanı Albay Şükrü (Okan), Yunus Nadi (Abalıoğlu), Afet (İnan) Hanım refakat etmiştir.

Bu arada Adatepe Komutanı Binbaşı Nedim (Ülseven)’den de bahsetmek isterim. Nedim Ülseven albay’lıktan amiralliğe yükselememiştir. Bu hususu Afif Büyüktuğrul şu şekilde açıklamaktadır: “Yıllar geçmiş, Donanma komutanlığı topların Alman yapısı fünyelerini muhtemel bir savaşta kullanmak üzere saklayınız, bunun yerine barış dönemi eğitim atışında yerli yapım fünye kullanın diye emir alınmıştı. Bir gün 28’lik büyük toplarla atış yapılacağı için, Donanma Komutanlığı tarafından, Birinci Ordu Komutanı da gemiye davet edilmiş; fakat Birinci Ordu Komutanı adına Korgeneral Şahap Gürler gelmişti. Bu atış başarılı olmayınca denizciler çok üzülmüş ve limana gelir gelmez hatayı aramaya başlamışlardı. Fakat Şahap Gürler Paşa, misafir olmasına rağmen, kendisini tutamayacak ve Genelkurmay Başkanlığına “Denizcileri yetersiz gördüm, bunlar savaş yapamazlar” şeklinde bir rapor yazacaktır. Fakat bu rapordan denizcilerin de haberi olmamıştı. Araştırmalar sonunda hatanın ne toplarda ne de personelde olmadığı, sadece yerli yapılı fünyelerde olduğu anlaşılmış ve Alman fünyeleriyle yapılan ikinci atış çok başarılı bir sonuç vermiştir. Fakat Genelkurmay Başkanı, Atatürk’ün zamanında başarılı deyip çeşitli makamlar arasında edebiyat yazılarının yazılmasına neden olan komutan bu Genelkurmay Başkanının hışmına uğrayacak ve amiralliğinden olacaktı”

Atatürk’ü Adatepe Destroyeriyle Yalova’dan İstanbul’a Getiren Binbaşı Nedim Ülseven’in Kartviziti ve Öğrencilik Fotoğrafı

Dönelim tekrar Atatürk’ün Adatepe ile seyrine. Atatürk kendisine refakat edenlerle birlikte saraya çıkmak üzere gemiden ayrılırken tekrar geleceklerini ve geminin beklemesini emreder. Atatürk, eski Afganistan Kralı Emanullah Han’ın eşinin ve kızının ziyaretinden sonra yine aynı şahıslarla birlikte saat 19.00’da tekrar Adatepe muhribinr geçer. Gemi misafirlerini alır almaz hareket etmiştir. Aynı süratle saat 20.00’de Yalova’ya dönen Devlet Başkanı geminin hâtıra defterine aşağıdaki yazıyla duygularını belirtmiştir: “Adatepe ile yaptığım kısa yolculuğun değerli hatırasını unutmayacağım. Yakından tanımak fırsatına malik olduğum seçme deniz kumandanlarımız, genç zabitlerimiz ve denizcilerimizle iftihar ettim.”

Cumhurbaşkanı, 28 Temmuz 1933 gününün ilk saatlerinde, 00.30’da, Başbakan İsmet (İnönü) Paşa’ya Adatepe gemisi ile yaptığı seyir hakkındaki düşüncelerini içeren aşağıdaki mesajı göndermiştir: “Bugün (27/7/933) saat 2.30’da Adatepe torpidosiyle Dolmabahçe’ye gittik. Orada 3-4 saat kaldıktan sonra aynı vasıta ile Yalova’ya döndük Harp Filosu K. Şükrü Bey’de beraberdi.Şükrü Bey’den Torpido, K. ve Zabitan’ın ve efradının dikkatinden ve yetişkinlikleri noktai nazarından çok memnun oldum. Torpidonun son yolla tecrübesini yaptırdık. Kumandan, iftibara değer manzara göstermektedir. Zatıdevletinizi ve Mareşalı tebrik ederim. Zekai Beyi yerinden tebrik ederim.”

Buna karşılık Başbakan İsmet Paşa’da 15 dakika sonra saat 00.45’de çektiği mesajda şu ifadelere yer vermiştir: “Torpido ile seyahatten Donanmanın talim ve terbiye ve iktidarından memnuniyet hissetmeniz bizim için yüksek iftiharı muciptir. Tebrik lütfünüzün teşvik mahiyetinin tamamıyla kavrayacak şükranlarımız takdim ve tazimlerimizi teyit ederim. Büyük iltifatlarınızı Müşir Paşa hazretlerine aynen ve iblağ edeceğim.”

Devam edecek olan yazı dizimizin bu bölümüne son verirken Atatürk’ün Donanmamıza katılan gemilere Yeni Cumhuriyetin kimlik ve köklerini vurgularcasına Kurtuluş Savaşımızın en önemli mevkilerinin ve olaylarının adını verdiğini önemle hatırlatırım. Ayrıca manevi kızı Ülkü’ye de Adatepe soyadını vererek bu tutumunu yinelemiştir.

Devam edeceğiz.

Temel Er Ersoy

KAYNAKÇA:

  1. Mevlüt çelebi, ATATÜRK DÖNEMİNDE TÜRK DONANMASININ MODERNİZASYONU: İTALYA’DAN SATIN ALINAN SAVAŞ GEMİLERİ (https://atam.gov.tr/wp-content/uploads/2024/10/Mevlut-CELEBI.pdf#:~:text=1931%E2%80%99de%20tamamlanmaya%20ba%C5%9Flayan%20s%C3%B6z%20konusu%20gemilerden%20muhriplere%20Kocatepe,ve%20motorbotlara%20da%20Do%C4%9Fan%2C%20Denizku%C5%9Fu%2C%20Mart%C4%B1%20isimleri%20verildi.)

  2. Cumhuriyet, 13 Mayıs 1930.

  3. Raşit Metel, Atatürk ve Donanma, T.C. Genkur. Bşk. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayını

  4. Özel Şahingiray, ATATÜRK’ÜN NÖBET DEFTERİ 1931-1938 Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları: 8

  5. TBMM Tutanağı S. 6

https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d05/c015/tbmm05015028ss0059.pdf