Pakistan Dışişleri Bakanlığı’nın Perşembe günü yayınladığı açıklamaya göre, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında yapılan son dolaylı teknik görüşmeler “olumlu” gelişmelerle sonuçlandı.
Katar ve Pakistan, Katar’ın Doha kentinde yapılan görüşmelere arabuluculuk etti.
Katar ve Pakistan arabulucuları, Perşembe günü Doha’da ABD ve İran müzakerecileriyle ayrı ayrı görüşmelerini tamamladılar ve Luzern Gölü Zirvesi’ne dayanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nın yönleriyle ilgili konularda olumlu ilerleme kaydedildi.
Arabulucular, “Taraflar önümüzdeki dönemde görüşmelere devam etme konusunda anlaştılar” dedi.
Yapılan açıklamaya göre, eski İran Yüksek Lideri’nin cenaze töreninin ardından “en kısa sürede” bir görüşme turunun daha planlanması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump Pazartesi günü (29 Haziran) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD’li mevkidaşlarıyla görüşme talebinde bulunduğunu söyledi.
Katar Dışişleri Bakanlığı ise, kararlaştırılan müzakere mekanizması kapsamında İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında üst düzey herhangi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki son gerginliğe ilişkin olarak, başbakanın danışmanı ve bakanlığın resmi sözcüsü Dr. Al Ansari, Katar’ın durumu kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ettiğini belirterek, gerginliğe rağmen teknik görüşmelerin devam ettiğini vurguladı.
Gerginliğin artmasının taraflar arasındaki uçurumu daha da genişlettiğini belirten yetkili, Hürmüz Boğazı’nın, mutabakat zaptında yer alan İran’ın nükleer programı ve daha geniş bölgesel durum gibi diğer konularla birlikte görüşülen kilit meselelerden biri olduğunu sözlerine ekledi.
Dr. Al Ansari, Katar’ın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne hiçbir engel olmaması gerektiği yönündeki tutumunu yineleyerek, burayı uluslararası bir su yolu olarak nitelendirdi.
Salı günü yaptığı açıklamada, “ABD heyeti, arabulucular ve Katarlı yetkililerle görüşmek üzere Doha’da bulunuyor ve görüşmelerde İran tarafıyla doğrudan görüşme yapılmaksızın, Lübnan da dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanına giren bölgesel konular ele alınıyor” dedi.
Dr. Al Ansari, Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak, Katar’ın tutumunun, boğazdan geçiş özgürlüğünü garanti eden uluslararası denizcilik hukukuna saygıya dayandığını yineledi.
Bu görüşün Katar, diğer Körfez ve bölgesel ülkeler ve daha geniş uluslararası toplum tarafından da paylaşıldığını belirtti.
Katar’ın, boğazdan güvenli bir şekilde geçişi sağlamak için Umman Sultanlığı’ndaki kardeş ülkeleri de dahil olmak üzere bölgedeki ülkelerle tam bir koordinasyon içinde olduğunu ve günlük iletişim kurduğunu vurguladı.
Başbakanın danışmanı ve Dışişleri Bakanlığı resmi sözcüsü, mutabakatların ilk aşamasına ilişkin olarak, bunun mayın temizleme ve Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin sağlanmasına odaklandığını açıkladı.
Gemi ve kargo gemilerindeki mürettebatın güvenliğinin şu anki öncelik olduğunu belirten yetkili, bazı gemilerin güvenli bir şekilde geçiş yaparken diğerlerinin saldırıya uğradığını da sözlerine ekledi.
Bu bağlamda, Dr. Al Ansari, Katar Devleti’nin Umman Sultanlığı’nın oynadığı role duyduğu takdiri ifade ederek, Umman’ın egemenliğinin saldırılar veya Umman karasularına yapılan izinsiz girişler yoluyla ihlal edilmesine karşı Katar’ın Umman ile dayanışma içinde olduğunu teyit etti.
Savaş tazminatları konusunda ise savaşta kazanan ya da kaybeden olmadığını, savaş çıktığında herkesin kaybettiğini söyledi.
Katar’ın önceliğinin savaşı sona erdirmek, boğazdan normal seyrüseferi yeniden sağlamak ve vatandaşları, bölge sakinlerini ve halklarını çatışmanın sonuçlarından korumak olduğunu vurguladı.
Sözlerine ek olarak, boğazın mayınlardan temizlenmesinin karmaşık bir süreç olduğunu ve Katar’ın bu çabaya yardımcı olabilecek her türlü uluslararası teknik katkıyı memnuniyetle karşıladığını belirtti; ancak bu tür operasyonların nasıl yürütüleceğine ilişkin kararların bölge ülkelerine ait olduğunu da vurguladı.
Krizin uygun bir çözüme ulaşılması için uluslararası bir çabaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
DENIZ TİCARET GAZETESİ – Haber Linkine Gitmek İçin Tıklayın !
DemirHindi
6 Temmuz 2026 – 10:01


