Ukrayna’nın Türk bayraklı kargo gemisi Reyhan Sarı’yı insansız hava araçlarıyla vurması ve saldırı sonucu gemi lostromosu, 54 yaşındaki Savaş Çakar’ın hayatını kaybetmesiyle ilgili Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) süreç resmi olarak başlatıldı.
Misket bombasıyla vurdular

Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Memişoğlu Kurun Avukatlık Ortaklığı Kurucu Ortağı Avukat Nuri Koray Kurun, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılık Ofisi’ne başvurunun yapıldığını ve delillerin sunulduğunu bildirdi.

Kurun, yapılan incelemede geminin misket bombasıyla vurulduğunun tespit edildiğini, kullanılan bombanın yaşam mahalinin dış sacını deldikten sonra içeride patladığını, yüzlerce mermiyi yaşam mahaline fırlattığını ve bunun da net olarak öldürmeyi amaçladığının ispatladığını söyledi. Kurun, bu tip mühimmatın savaş gemileri için kullanılan mühimmat olduğunu da hatırlattı.
Armatör ve 12 mürettebat şikayetçi

Armatörle beraber, saldırı sırasında gemide görev yapan 12 denizcinin şikayetçi olduğunu belirten Kurun, hayatını kaybeden Savaş Çakır’ın ailesinin de şikayetçiler arasında yer aldığını bildirdi. Gemilere yapılan saldırılarla ilgili emsal bir karar olmadığını ifade eden Kurun, bu başvurunun aynı zamanda ilerleyen süreçte saldırıların sona ermesi için de etkili olabileceğini ifade etti.
Vurduklarını saklamadılar
Saldırının faili ve kanıtları hakkında konuşan Kurun, Ukrayna makamlarının bölgedeki ticari gemileri hedef alan eylemleri resmi kanallarından paylaştıklarının altını çizdi.
Kurun, “Saldırının Ukrayna kaynaklı olduğunu gösteren somut bilgi ve görüntüler mevcut. 2024’ün ikinci yarısında ‘Moloka’ adı verilen bir operasyon başlattılar. Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki ticaret yollarını insansız araçlarla hedef alan bu operasyona dair videolar ve gemimizin vurulma anı görselleri resmi sosyal medya hesaplarında açıkça paylaşıldı, videoda vurulan gemi üzerinde yaptığımız teknik değerlendirmede vurulan geminin Reyhan Sarı olduğunu ortaya koyduk” dedi.
Roma Statüsü kararları

UCM’ye yapılan başvurunun dayanaklarına değinen Kurun, eylemin sadece bir savaş suçu değil, aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kurun, başvurularının temelini de oluşturan Roma Statüsü’nün 7. ve 8. maddelerinin bunu düzenlediği söyledi.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar

Son üç yılda Karadeniz’de 250’den fazla geminin hedef alındığını, onlarca denizcinin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını belirten Kurun; sivil ticari gemilere yapılan bu saldırıların tedarik zincirini kırarak küresel gıda krizine ve insanlığa karşı suça yol açtığını vurguladı.
Bu durumun da Roma Statüsü’nün 7’nci Maddesi’ne yer alan, “insanlığa karşı suçlar” kapsamına girdiğini belirten Kurun, “Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 7. Maddesi’nde insanlığa karşı suç, ‘herhangi bir sivil nüfusa yönelik yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak ve saldırıdan haberdar olunarak gerçekleştirilen fiilleri’ kapsamaktadır. Bu kapsamda öldürme ve kasıtlı olarak büyük acıya veya bedensel ya da zihinsel sağlığa ciddi zarar vermeye neden olan benzer nitelikteki diğer insanlık dışı eylemler de insanlığa karşı suç olarak düzenlenmiştir. Karadeniz’de bugüne kadar 250’den fazla gemiye saldırı düzenlenmiş. onlarca denizcimiz hayatını kaybetmiş ve deniz ticaretini durma noktasına gelmiştir. Dünya ticaretinin yüzde 90’ını gerçekleştiren deniz yollarının durmasına neden olabilecek saldırılar sadece denizcileri değil, gıdaya güvenli ulaşımı dahi tehdit ettiğinden dolayı tüm insanlığı etkiliyor” dedi.
Ticari gemiler savaşın tarafı değildir
Savaşta sivil ve tarafsız gemilerin hedef alınamayacağını belirten Kurun, ticari gemilerin taraf olmadığını, bu nedenle eylemin Roma Statüsü’nün 8’inci maddesinde tanımlanan savaş suçu kapsamına da girdiğine işaret etti.
Ukrayna’nın Roma Statüsü’ne taraf olurken savaş suçları maddelerine ilişkin koyduğu yedi yıllık çekinceye de değinen Kurun, “Biz savaşan taraflardan biri değiliz. Sivil gemilerin ve denizcilerin hedef alınması konusunda mahkemenin bu durumu bizim açımızdan geçerli saymaması gerektiğini savunuyoruz” diye konuştu.
“Devlet düzeyinde tepki verilmeliydi”
Bölgedeki ticaretin durma noktasına geldiğini ve denizcilerin ciddi mağduriyet yaşadığını vurgulayan Kurun, “Reyhan Sarı Türk bayraklı bir gemidir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile ilgili kurumlar süreçte yardımcı oldular ancak bu durum sadece armatörün veya personelin bireysel çabasıyla sınırlı kalmamalıydı. Devlet nezdinde de gerekli adımlar atılmalıydı. Benzer durumlarda ilk andan itibaren sert ve net tepki verilmediğinde bu saldırılar artarak devam ediyor” dedi.
Süreç nasıl ilerleyecek?
UCM Savcılık Ofisi’nin başvuruyu ön incelemeye alacağını belirten Av. Nuri Koray Kurun, savcılığın Ukrayna ve Türkiye makamlarından bilgi ve görüş talep edeceğini, toplanan deliller doğrultusunda soruşturma açılıp açılmayacağına karar vereceğini aktardı. Savcılığın değerlendirmesi, mahkemenin yargı yetkisi ve kabul edilebilirlik kriterlerinin de ele alınacağını dile getiren Kurun, bu aşamaların olumlu şekilde tamamlanması halinde ancak soruşturmanın başlatılması ve ilerleyen aşamalarda somut kişiler bakımından cezai sorumluluğun belirlenmesi gündeme gelebileceğini ifade etti.
İlk kısmın altı ay sürebileceğini belirten Kurun, tüm sürecin ise iki yılı bulabileceğini sözlerine ekledi.








The post Ukrayna’ya uluslararası ilk dava appeared first on Haber Denizde.
HABER DENIZDE Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
16 Eylül 2026 – 16:10


