Yüksel Yıldırım: Geleceğin fırsatı Afrika ve yeni ticaret koridorları

Samsun Yurt Savunma (SYS) ve Yıldırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nde yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türk denizciliğinin küresel ölçekte önemli bir başarı yakaladığını ancak artık yeni bir vizyon ve milli stratejiyle hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın jeopolitik risklerle çevrili olduğuna dikkat çeken Yıldırım, İran, Irak, Suriye ile Rusya-Ukrayna savaşının denizcilik sektörünü doğrudan etkilediğini belirterek, Türk armatörlerinin bu süreçte Karadeniz odaklı yapıdan çıkarak küresel pazarlarda faaliyet göstermeyi öğrendiğini ifade etti.

“Dünyanın 11’inci büyük ticaret filosuna sahip olduk. Bu küçümsenecek bir başarı değil.” diyen Yıldırım, Türk denizciliğinin ülke ekonomisinin gerisinde olmadığını, ancak mevcut potansiyelin çok daha ileriye taşınabileceğini vurguladı.

“Denizcilik için devlet ve sektör birlikte yol haritası hazırlamalı”

Denizciliğin yalnızca gemi sahipliğinden ibaret olmadığını belirten Yıldırım; limancılık, gemi inşa, gemi insanı, lojistik ve yan sanayileri kapsayan dev bir ekosistem bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen bu avantajı tam anlamıyla kullanamadığını ifade eden Yıldırım, kamu ile özel sektörün ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Deniz Ticaret Odası ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sektör temsilcileriyle birlikte oturup Türkiye’nin denizcilik stratejisini yeniden oluşturması gerekiyor. Yağ da var, un da var; artık helvayı yapmamız lazım.”

“En büyük sorun finansmana erişim”

Türk denizciliğinin önündeki en büyük engellerden birinin finansmana ulaşamamak olduğunu belirten Yıldırım, bankacılık sistemindeki sıkışıklığın yatırımları zorlaştırdığını söyledi.

Küresel ekonomide beklenen toparlanmanın sektöre de olumlu yansıyacağını ifade eden Yıldırım, Türkiye’nin maliyet rekabetinde geçmişe göre geriye düştüğünü, yeni pazarlara yönelmenin ise artık zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.

“MSC ve CMA geleceği satın alıyor”

Küresel denizcilik şirketlerinin uzun vadeli stratejik yatırımlar yaptığını belirten Yıldırım, özellikle dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketlerinin liman ve gemi yatırımlarını dikkatle takip ettiklerini söyledi.

MSC’nin son dönemde sessiz şekilde dünyanın en büyük VLCC (Very Large Crude Carrier) filosunu oluşturmaya başladığını ifade eden Yıldırım, bunun sektör açısından önemli bir mesaj taşıdığını belirtti.

“Bu şirketler geleceği görüyor. Piyasadaki VLCC’leri topluyorlar. Bizim de bu işaretleri iyi okumamız gerekiyor.”

Konteyner taşımacılığı şirketlerinin artık yalnızca deniz taşımacılığı değil, limancılık ve lojistik yatırımlarıyla tüm tedarik zincirini kontrol etmeye çalıştığını söyleyen Yıldırım, rekabetin artık sadece gemiler arasında değil, entegre lojistik ağları arasında yaşandığını ifade etti.

“Bugün pahalı görünen yatırım, yarın çok ucuz kalıyor”

Yıldırım Holding’in uluslararası liman yatırımlarından örnekler veren Yıldırım, uzun vadeli bakış açısının önemine dikkat çekti.

New York’ta değerlendirdikleri liman yatırımları ile El Salvador’da satın aldıkları limanlardan örnekler veren Yıldırım, bugün yüksek görünen yatırım bedellerinin birkaç yıl sonra çok daha düşük kaldığını belirterek şunları söyledi:

“Dünya çok hızlı büyüyor. Bugün pahalı görünen birçok yatırım, 10 yıl sonra çok ucuz kalıyor.”

“Türk şirketleri artık dünyaya açılmalı”

Son yıllarda Brezilya, Kolombiya, Guatemala, Ekvador, El Salvador ve Afrika’da yatırımlar yaptıklarını anlatan Yıldırım, Türk iş insanlarının küresel pazarlarda önemli fırsatlarla karşılaştığını söyledi.

Afrika’da Türk şirketlerine yönelik ciddi bir güven bulunduğunu ifade eden Yıldırım, özellikle tersanecilik, limancılık ve altyapı yatırımlarında büyük fırsatlar bulunduğunu belirtti.

“Avrupa dündü, Asya bugün Afrika ise yarın. Yarına hazırlanamazsak o treni de kaçıracağız.”

Afrika’da sanayileşme sürecinin hızlandığını belirten Yıldırım, ham madde ihracatı yerine işlenmiş ürün üretimine geçilmesiyle birlikte yeni lojistik koridorlarının oluşacağını, bunun da deniz taşımacılığına büyük talep yaratacağını söyledi.

“Suriye ve İran yeni fırsatlar sunabilir”

Bölgesel normalleşme sürecinin ekonomik fırsatlar doğuracağını ifade eden Yıldırım, Suriye’nin yeniden inşası ile İran’a yönelik olası normalleşmenin Türk müteahhitleri ve denizcilik sektörü açısından önemli fırsatlar yaratabileceğini söyledi.

Altyapı, enerji, petrokimya ve lojistik yatırımlarının büyük bölümünün deniz taşımacılığıyla gerçekleştirileceğine dikkat çeken Yıldırım, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

“Geleceği lojistik yönetecek”

Denizcilik sektörünün artık sadece gemi işletmeciliğinden ibaret olmadığını söyleyen Yıldırım, küresel şirketlerin lojistik ağlarını büyütmeye odaklandığını ifade etti.

CMA CGM’nin kısa süre önce FedEx’in ABD lojistik operasyonlarına yönelik büyük bir sözleşme aldığını hatırlatan Yıldırım, bunun denizcilik sektörünün geleceğinin entegre lojistikten geçtiğini gösterdiğini söyledi.

Küresel konteyner taşımacılığında gemi boyutlarının sürekli büyüdüğünü belirten Yıldırım, limanların da bu dönüşüme ayak uydurmak zorunda olduğunu vurguladı.

“24 bin TEU’luk gemiler geliyor. Bu gemiler uzaya gitmeyecek. Limanlarımızın derinliği, vinçleri ve altyapısı buna uygun olmak zorunda. Yatırım yapan kazanacak, yapmayan ise rekabetin dışında kalacak.”

Konuşmasının sonunda Türk denizciliğinin önünde büyük fırsatlar bulunduğunu belirten Yıldırım, sektörün artık günü değil, önümüzdeki 20-30 yılı planlayarak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

7DENİZ

7DENIZ – Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
4 Temmuz 2026 – 10:06