SON DÖNEM OSMANLI KURMAY SUBAYLARI
Bu yazımızda Osmanlı Devleti’nin son yıllarında çok başarılı ve seçkin kurmay subaylar yetiştirmesinin başlıca nedenlerini, kurmaylık eğitiminin başarısının nereden kaynaklandığını, bu dönemde yetişen en başarılı kurmay subayları ve Prusya kurmaylarının bu konuda etkisi olup olmadığını ele alacağız.
Bu konu aslında Osmanlı’nın son dönem tarihindeki en ilginç paradokslardan birine işaret eder: Osmanlı Devleti siyasi ve ekonomik olarak çökerken, aynı dönemde dünyanın en kaliteli kurmay subay kadrolarından bazılarını yetiştirmiştir. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cevat Çobanlı, Refet Bele, Fahrettin Altay gibi isimlerin tamamı aynı eğitim sisteminin ürünüdür.
Ben bunu “Osmanlı Kurmay Mucizesi” olarak adlandırıyorum.
Bunun temelinde 4 unsur vardır:
- Prusya modelinin benimsenmesi
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlılar çok bilinçli şekilde Prusya ordusunu örnek aldılar. Özellikle: Helmuth von Moltke’nin Osmanlı’daki danışmanlık dönemi, daha sonra gelen Alman askeri heyetleri ve Prusya Genelkurmay Sistemi Osmanlı üzerinde büyük etki yarattı.
Prusyalılar subayı sadece savaşçı değil, aynı zamanda tarihçi, coğrafyacı, mühendis, lojistikçi ve istatistikçi olarak yetiştirmeye çalışıyordu. Osmanlı Harp Akademisi de bunu benimsedi.
- Kurmaylık son derece seçici hale geldi
Harp Akademisi’ne herkes alınmıyordu. Önce Harbiye bitiriliyordu. Sonra çok zor sınavlar geçiliyordu. Kurmay olabilenlerin oranı oldukça düşüktü.
Dolayısıyla iyi matematik bilen, yabancı dil bilen, harita okuyabilen, askerî tarih çalışan, elit bir grup ortaya çıkıyordu.
Bugün NATO ülkelerindeki “Staff College” sistemine benzer bir yapı oluşmuştu.
- Sürekli savaş ortamı
Bu çok önemlidir. Batı Avrupa’daki birçok subay teorik eğitim görüyordu. Osmanlı subayı ise Girit’te, Yemen’de, Trablusgarp’ta, Makedonya’da, Arnavutluk’ta ve Balkanlar’da gerçek savaş ve isyan bastırma deneyimi kazanıyordu.
Bu yüzden Osmanlı kurmayları genç yaşta inanılmaz saha deneyimi edinmişlerdi. Örneğin: Mustafa Kemal 38 yaşında ülkenin en tecrübeli komutanlarından biriydi. Karabekir 37 yaşında kolordu komutanıydı. İsmet İnönü 35 yaşında cephe yönetecek seviyeye ulaşmıştı.
Avrupa’da bu yaşlarda böyle sorumluluk alan komutan sayısı azdı.
- İmparatorluğun krizleri seçkinleri sivriltti
Normal koşullarda çok parlak olmayan subaylar da kariyer yapabilir. Fakat Osmanlı’nın son döneminde hata yapan hızla eleniyordu. Çünkü devlet sürekli ölüm-kalım mücadelesi veriyordu.
Bu durum Mustafa Kemal, Karabekir, İsmet, Fevzi ve Cevat gibi olağanüstü kabiliyetlerin hızla yükselmesine yol açtı.
Prusya etkisi ne kadar büyüktü?
Çok büyüktü ama tek açıklama değildir. Şöyle düşünün: Osmanlı kurmay sistemi bir bakıma “Prusya teorisi + Osmanlı savaş tecrübesi” karışımıydı.
Prusya subayları planlama, harekât ve kurmay usulleri öğrettiler. Ama Yemen’i, Balkanları, Arnavutluk’u, Trablusgarp’ı yaşayarak öğrenmek Almanlardan gelmedi. Bu Osmanlıların kendi tecrübesiydi.
Bu nedenle Osmanlı kurmayları Almanların bir kopyası değil, özgün bir askerî kültür oluşturdu.
En başarılı kurmay subaylar kimlerdir?
Eğer yalnız kurmaylık kabiliyeti açısından sıralarsak ben şöyle bir liste yaparım:
- Mustafa Kemal Atatürk
Strateji kurabilmesi, siyasi hedef ile askerî hedefi birleştirebilmesi ve cephe yönetebilmesi özelliklerinin üçü aynı kişide nadir bulunur.
- Fevzi Çakmak
Muhtemelen Osmanlı-Türk tarihinin en güçlü saf kurmay subayıdır. Birçok tarihçi onu “Türk Moltke’si” olarak niteler. Planlama ve teşkilatçılıkta olağanüstüydü. Harp Akademilerinde Atatürk’ün Taktik Öğretmenidir. Atatürk son nefesine kadar ona güvenmiştir ve kendi kendisiyle tutarlı davranarak siyasete geçtiği andan itibaren askerlikten çekilerek Türk Ordusunu Fevzi Çakmak’a emanet etmiştir.
- Cevat Çobanlı
Çanakkale savunmasının görünmeyen beyinlerinden biridir. Harekât ve savunma planlamasında çok üst düzeydi.
- Kazım Karabekir
Lojistik ve teşkilatlanma dehasıydı. Bir ordunun yoktan kurulmasında eşsizdir.
- İsmet İnönü
Harekât planlama ve icra seviyesinde çok güçlüydü. Cephe yönetiminde disiplinli ve sistematik bir kurmaydı.
- Ali Fuat Cebesoy
Özellikle Balkanlar ve teşkilatlanma konusunda başarılıydı.
- Şevket Turgut Paşa
Cephe kahramanlığından çok kurmay zekâsı, askerî gözlemcilik ve Balkan uzmanlığı ile öne çıkmıştır.
Osmanlı’nın son dönem kurmaylarının başarısının sırrı tek başına Alman etkisi değildir. Asıl formül şudur: Prusya Genelkurmay Sistemi + son derece seçici Harp Akademisi + sürekli savaş tecrübesi + imparatorluğun kriz ortamında oluşan meritokratik yükselme mekanizması.
Bu nedenle 1880-1918 arasındaki Osmanlı Harp Akademisi, birçok askerî tarihçiye göre dünyanın en verimli kurmay subay okullarından biri haline gelmiş ve Cumhuriyet’in kurucu askerî elitini yetiştirmiştir.
Umarım benim de mezunu olmakla gurur duyduğum bu tarihsel kurum siyasete alet edilmeden, geliştirilerek korunur. Yüce Türk milletinin en büyük yatırımıdır Harp Akademileri Komutanlığı. Müdürlük, Üniversite vb yaklaşımlar son derece yanlıştır. Tarih hata yapanları affetmez ama faturayı milletten tahsil eder.
Temel Er Ersoy






