Çanakkale Zaferi’nin 111. Yıldönümü öncesinde Amiral Cem Gürdeniz dikkat çekici bir makale yazdı ve Çanakkale Savaşı ile Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler arasındaki benzerliği ele aldı. Gürdeniz, “1915’te Nusret’in mayınları ve Türk topçusu Kraliyet Donanmasını durdurmuştu. 2026’da ise Körfez’de SİHA’lar ve füzeler aynı stratejik gerçeği yeniden hatırlatıyor” dedi.
KÜDENFOR Kurucu Direktörü (E) Amiral Cem Gürdeniz, “Çanakkale Boğazı’ndan Hürmüz Boğazı’na: 111 Yıl Arayla Mayın ve Namlu Kardeşliğinden, SİHA ve Füze Kardeşliğine” başlığını koyduğu makalesini internet sitesi “Mavi Vatan Geopolitics”te yayınladı.
Yazısını “Tarihi değiştiren bazen en büyük donanma değil, doğru yerde kurulmuş savunma mimarisidir” sözleri ile noktalayan Gürdeniz’in makalesinin özeti şöyle:
(Tam metnini okumak isteyenler
yazının altındaki linkten ulaşabilirler.)
ÇANAKKALE’DEN HÜRMÜZ’E…
“
111 yıl önce 18 Mart 1915 sabahından itibaren Çanakkale’de İngiliz ve Fransız ortak donanması 18 zırhlı ile Boğazı zorladı. Karşılarında büyük bir donanma yoktu. Ama doğru kurulmuş bir savunma mimarisi vardı. Mayınlar, kıyı tabyaları ve sürekli yer değiştiren seyyar top bataryaları.
Nusret’in 11. hatta döktüğü 26 mayın ile diğer 10 hatta dökülmüş olan 377 mayını ölümcül kılan istila donanmasının mayınları taramasının imkansızlığı idi.
Mayın taramayı imkansız kılan ise başta hareketli top bataryaları olmak üzere Türk topçusu idi. Türk topçusu bir yandan mayın taramayı imkansızlaştırıken diğer yandan denizde avlanması kolay zırhlılara sabit tabyalardaki toplar ile ateş kusuyordu.
Sonuçta dünyanın en güçlü donanması sabah 18 parça zırhlı gemi ile girdiği boğaz ağzından akşam üzeri 3‘ü batık, 3‘ü ağır yaralı 6 gemi kaybı ile geri çekilmek zorunda kaldı.
TEKNOLOJİ DEĞİŞTİ, SAVAŞIN ÖZÜ DEĞİŞMEDİ
Bugün Hürmüz’de gördüğümüz tablo da aynı stratejik paradigmanın 111 yıl sonraya yansımasıdır.
Platformlar değişti, teknoloji değişti. Fakat savaşın özü değişmedi. Dün mayın ve namlu kardeşliği vardı, bugün SİHA ve balistik füze kardeşliği var. Dün mayın hatları ve kıyı ateşi vardı, bugün drone sürüleri, kıyıdan atılan gemiye karşı füzeler ve hipersonik sistemler var.
Yeni makalem “Çanakkale Boğazından Hürmüz Boğazına: 111 Yıl Arayla Mayın ve Namlu Kardeşliğinden SİHA ve Füze Kardeşliğine” tam da bu tarihsel sürekliliği anlatıyor.
Artık büyük donanmaların tonajı, sensörleri ve ateş gücü tek başına stratejik üstünlük anlamına gelmiyor. Dar coğrafyada, kararlı savunma altında ve katmanlı erişimi engelleme/alan yasaklama mimarisi karşısında en güçlü filolar bile kırılgan hale gelebiliyor.
1915’te Nusret’in mayınları ve Türk topçusu Kraliyet Donanması‘nı durdurmuştu.
2026’da ise Körfez’de SİHA’lar ve füzeler aynı stratejik gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Tarihi değiştiren bazen en büyük donanma değil, doğru yerde kurulmuş savunma mimarisidir.”
Kaynak: TurkSail
TURKSAIL Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
15 Mart 2026 – 21:42


