6 OCAK 2021UNUTULMAMALI!

Amerikalıların hiç ama hiç hatırlamak istemeyeceği bir andır, “Emperyalizmin” yerlerde süründüğünün tescil edildiği 6 Ocak 2021 gecesinde yaşananlar.

Küresel salgının ağır tahribatı ile dünya çapında mücadele sürerken, Atlantik ötesinden dünyaya düşen görüntüler, Arap Baharı olaylarını anımsatır gibiydi.

Seçime hile karıştırıldığını düşünen ve Trump tarafından desteklenen aşırı sağcı gruplar seçim sonuçlarının iptal edilmesi için oturumun yapıldığı kongre binasını basmıştı.

Kongre salonunda, üyelerinin sıradışı görüntüleri ve Ulusal Muhafız Birliklerinin zaafiyeti, ABD’nin hal-i pür melalini göstermesi açısından dikkate değerdi.

ABD İç İstihbarat ve Güvenlik Gücü FBI ile aynı zamanda merkezi ve yerel yönetimlerin birbirleri arasındaki iletişim kopukluğu ve öngörüsüzlüğü Amerika’nın küresel liderliği ve özellikle de otoritesinin sorgulanmasına neden oluşturmuştur.

Baskın gecesinden sadece Amerikalılar için değil tüm dünya için çıkartılması gereken dersler de vardı.

Tüm olumsuzluklara rağmen siyasi ve askeri makamlar ile sosyal medyadan gelen itidalli ve sadelik içeren açıklama ve davranışların tarihe not düşülmesi gerekir.

Basının darbe iddiasına ilişkin Genelkurmay Başkanı Milley’in “Herhangi bir huzursuzluk anında ABD ordusunun hiçbir rolü olmayacak, Trump’ı Beyaz Saray’dan çıkarmak bizim görevimiz değil” diyerek ABD Mahkemeleri ve Kongre’yi adres göstermesi her seviyedeki politik aktörlerin ders almasını zorunlu kılmaktadır.

Gelecek seçimlerde cumhuriyetçi kanadın en büyük adaylarından biri olma olasılığı yüksek olan Trump’ın yardımcısı Mike Pence’in kazanan muhalif adaya karşı göstermiş olduğu asil duruş, sanırım sadece ABD değil, dünya siyaset tarihinde de kendisine müstesna bir yer bulmasına fırsat yaratacaktır.

Trump’ın kaos yaratıcı mesajlarına, Twitter tarafından erişiminin durdurulması ise sosyal medyanın siyasi mülahazlar bağlamında hareket etmeyeceğinin tarihe not düşülecek ilk örneğidir.

Neticede; ABD seçimlerini kazanan, seçmenin iradesini ortaya koyduğu sandık olmuştur, hile ve desise değil.

Olması gerekense, bu anlayışı tüm devletlerin kendi seçmenlerine içselleştirmesi ve seçimlerine yansıtmasıdır.

ABD Kongre kanlı baskını ve sonrasında yaşanan gelişmelerin, Amerikan iç politikasında yıkıcı sonuçlar yaratabileceği olasılık dahilinde görülmelidir.

Bu yaşanan gelişmelerden sonra ABD Kongre ve Temsilciler Meclisi üyelerinin öngörüsüz ve gerçeklerden uzak kararlarla başka ülkelerin hassasiyetlerini ve tarihlerini manipüle etmemeyi öğrenmiş olmaları gerekir.

Kaldı ki; lobilerin etkisinde alınan kararların ilgi ülkelerin kamuoyunda genel kabul görmediğini ve hoş karşılanmadığını ABD makamları artık görmelidir.

“ABD geri döndü” hissiyatı içerisinde ve küresel sermayenin koruyucusu izlenimi veren 46. ABD Başkanı Joe Biden’ın izlemiş olduğu politikaların istenilen etkiyi pek yaratmadığı geçen bir sene zarfında görülmüştür.

Geçtiğimiz yıl yapılan onca zirvede alınan kararların kağıt üzerinde kaldığı ve Afganistan ile Ukrayna’da gelinen nihai durum da göz önüne alındığında, 2021 yılının ABD için hiçte parlak geçmediğidir.

Küresel salgınla birlikte tüm insanlığın aynı payda altında bir araya geldiği dünyamızda, eşitsizlik tahammül edilemez ve ABD başta olmak üzere büyük devletlerin sömürü düzeni katlanamaz hale gelmiştir.

Her fırsatta dünyaya demokrasi dersi veren ve evreni dizayn etme misyonu edinmiş ABD’nin bundan sonraki süreçlerde katalizör görevini üstlenmesi zora girmiştir.

Kısacası; karizma çizilmiş ve ABD artık tek kutuplu dünyanın hegomonik gücü değildir.

Kongre baskını ABD’nin gelecekte Amerikan toplumu ve dünya üzerindeki rolünü nasıl etkileycektir? Güç kaybetmiş ve gerileme dönemine girmiş bir Amerika mı yoksa çelişkiler içinde bir Amerika mı?

Bekleyelim ve görelim…

İSMET HERGÜNŞEN