80 yıl önce bu hafta ABD önce Hiroşima daha sonra Nagazaki’ye havadan nükleer silah attı. Hiroşima şehrine 15 kilotonluk atom bombası atıldıktan sonra Alman misyoner Wilhelm Kleinsorge, gördüğü manzarayı yazdığı hatıratında şöyle anlatıyordu: “Yaralılar sessizdi. Acıdan haykırmak ne kelime, kimse ağlamıyordu bile. Kimse şikâyet etmiyordu… Çocuklar bile ağlamıyordu.” Hiroşima ve 3 gün sonra ikinci bombanın atıldığı Nagazaki şehirlerinde kısa sürede 160 bin kişi öldü. Yüz binlercesi de daha sonra radyoaktif kirlenme sonucu kansere yakalandı. Kurtulan nesiller ise radyasyon kirlenmesi ile Hibakusha (şeytanın kanı)olarak damgalandı, çoğunluğu aile kuramadı.
41 yıl sonra 1986 yılındaki Çernobil faciası sonrası kontrol dışı nükleer reaksiyonun yarattığı radyasyonun insan sağlığına ve çevreye etkisi tahminlerin çok üzerinde gerçekleşince artık tamamen anlaşıldı ki nükleer silahı stratejik veya taktik düzeyde kullanan taraf kazansa da radyasyon nedeniyle sonuçta ne barışı ne huzuru kazanıyor.
Hiroşima ile Amerikalı nükleer fizikçi ve bombanın mimarı Oppenheimer’ın dediği gibi “Ben artık ölümüm” dönemi başlamıştı. Amerikalı Oramiral Leahy bombayı savunanların eleştirisini sonradan şöyle yapmıştı: ‘Benim şahsi kanaatime göre böyle bir bombayı ilk kez kullanmakla, ortaçağ dönemlerine ait ahlaki bir standardı kabul etmiş oluyoruz. Ve ayrıca bana öğretilen savaşın kuralları böyle değildi. Savaşlar kadınları ve çocukları öldürerek kazanılamaz…Bilim adamları ve diğerleri denemenin yapılmasını istiyorlardı. Çünkü projeye çok büyük para yatırılmıştı’’.
Hiroşima ile Amerikalı nükleer fizikçi ve bombanın mimarı Oppenheimer’ın dediği gibi “Ben artık ölümüm” dönemi başlamıştı. Amerikalı Oramiral Leahy bombayı savunanların eleştirisini sonradan şöyle yapmıştı: ‘Benim şahsi kanaatime göre böyle bir bombayı ilk kez kullanmakla, ortaçağ dönemlerine ait ahlaki bir standardı kabul etmiş oluyoruz. Ve ayrıca bana öğretilen savaşın kuralları böyle değildi. Savaşlar kadınları ve çocukları öldürerek kazanılamaz…Bilim adamları ve diğerleri denemenin yapılmasını istiyorlardı. Çünkü projeye çok büyük para yatırılmıştı’’.
Bugün Truman’ın başlattığı nükleer dehşet süreci tüm hızıyla devam ediyor. Yeni küresel düzenin kurulma sancıları başta Ukrayna olmak üzere pek çok yerde vekalet savaşları ve büyük güçler mücadelesi üzerinden yaşanırken nükleer silahlanma ve nükleer şantajlara maruz kalma devam ediyor.
Nükleer savaş riskini güncel değerlendiren Kıyamet Saati 1947’de nükleer çağın başlamasıyla “gece yarısına 7 dakika” olarak ayarlandı ve sonraki yıllarda dünya siyasetindeki krizler, silahlanma yarışı, iklim değişikliği ve teknolojik risklere bağlı olarak ileri–geri hareket etti. 1949’da Sovyetler’in atom bombası denemesiyle 3 dakikaya, 1953’te hidrojen bombalarının devreye girmesiyle tarihte ilk kez 2 dakikaya indi. Soğuk Savaş’ın yumuşama dönemlerinde 12 dakikaya kadar uzaklaştı, ancak Küba Füze Krizi gibi olaylar resmi ayarı değiştirmese de en tehlikeli anlar arasında yer aldı. 1991’de Soğuk Savaş’ın bitişiyle 17 dakikaya çıkarak en uzak konuma ulaştı, fakat 2000’lerden itibaren nükleer tehditlerin geri dönüşü ve yeni jeopolitik gerilimler saati yeniden hızla ilerletti. 2020’de 100 saniyeye, 2023’te 90 saniyeye ve 2025’te 89 saniyeye inerek tarihin en yakın noktasına geldi. İnsanoğlu açıkça kendini yok etmeye hiç bir krizde bu kadar yakın olmadı.
2019 yılında ABD’nin tek taraflı olarak INF (orta menzilli nükleer silahlar )antlaşmasından geri çekilmesi ve 4 Ağustos 2025 tarihinde Rusya’nın da bu anlaşmadan geri çekilmesi ile durum çok daha riskli hale geldi.
Türkiye, İncirlik’te anavatan topraklarımızda NATO adına bulundurduğu B61 taktik nükleer silahlar ile nükleer şantajın iki taraflı kurbanı olmaya adaydır.
NATO’nun 32 üyesi varken Akdeniz havzasında sadece İtalya ve Türkiye’de Amerikan B61 nükleer silahlarının bulunması ne günümüzün jeopolitik gerçekleri ne de tarihimizin dersleri ile uyumlu değildir.
Türkiye bu silahlardan bir an önce kurtulmalıdır. Benzer şekilde Kürecik’teki X Bant radar da nükleer stratejik hedefler arasındadır. Kürecik radarı ve B 61 füzeleri ülkemizde kaldığı sürece nükleer hedef olmaya en büyük adayız.
Cem Gürdeniz
80 yıl önce bu hafta ABD önce Hiroşima daha sonra Nagazaki’ye havadan nükleer silah attı. Hiroşima şehrine 15 kilotonluk atom bombası atıldıktan sonra Alman misyoner Wilhelm Kleinsorge, gördüğü manzarayı yazdığı hatıratında şöyle anlatıyordu: “Yaralılar sessizdi. Acıdan… pic.twitter.com/WcskuKukdv
— Cem GÜRDENİZ (@cemgurdeniznet) August 8, 2025
İlgili Konular
ABD VE RUSYA ARASINDA YENİ BİR DETANT MI?
Denizcilik Kültürü, Marinalar ve Yabancı Bayrak
Montrö Sözleşmesi 80 yaşına girerken
ABD, Amiral Mahan’dan uzaklaşıyor, Çin yaklaşıyor
Üç Tarz-ı Emperyalizm - Teoriden Tarihe | Cem Gürdeniz - Ergun Türkcan- Erdem Atay
Atatürk ve Türk Denizciliği
AB, ABD’siz savunma politikası hazırlığında
YUNANİSTAN NEDEN TÜRKİYE DÜŞMANIDIR?
Ekonomik Çöküşten, Deniz Gücünün Çöküşüne: (İngiliz) Kraliyet Donanması
NATO Zirvesi, jeopolitik fırtına ve Türkiye’nin rota değişikliği
Din savaşları, Westphalia ışığında Filistin sorunu
MAVİ VATAN'A SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ-III



