Posidonia 2026: Güçlü bir denizcilik sektörü olmadan dirençli bir ekonomi olamaz

Küresel denizcilik sektörü bu hafta, stratejik açıdan son derece kritik bir dönemde Atina’da bir araya geliyor. Hürmüz Boğazı’nın ticari trafiğe hâlâ kapalı olması ve enerji tedarik zincirleri üzerindeki ağır baskı nedeniyle, sektörün dünyayı besleme ve hareket halinde tutma görevi hiç olmadığı kadar görünür ve aynı zamanda sınanır hale geldi. Bu tabloya, giderek sıkılaşan çevresel uyum düzenlemelerinin yarattığı baskılar da eklenirken, Posidonia 2026 fuarı yaklaşık 60 yıllık tarihinin en çok beklenen organizasyonu olarak kapılarını açtı.

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu AB Komiseri Apostolos Tzitzikostas, Yunan Armatörler Birliği Başkanı Melina Travlos, dünyanın çeşitli denizcilik ülkelerinden bakanlar ve bakan yardımcıları, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino ve kabine üyelerinin katılımıyla Posidonia 2026’nın resmi açılış töreni, Atina Metropolitan Expo’nun ana konferans salonunda gerçekleştirildi.

Posidonia 2026, fuar tarihinin en büyük organizasyonu olma özelliğini taşıyor. Etkinlikte 83 ülke ve bölgeden 2 bin 227 katılımcı yer alırken, uzun bir aradan sonra Almanya ve İtalya’nın da resmi olarak geri dönmesiyle ulusal pavilyon sayısı rekor düzeyde 24’e ulaştı. Atina Metropolitan Expo’daki 45 bin metrekarelik kiralanabilir alana yayılan organizasyonda, yaklaşık 70 denizcilik konferansı, forum ve seminer düzenleniyor. Yoğun talep nedeniyle bu etkinliklerin önemli bir bölümü ilk kez fuar alanı dışında gerçekleştiriliyor.

Yunan ekonomisine 100 milyon euroluk katkı

Organizatörler, 5 Haziran Cuma gününe kadar fuar merkezinde 40 binden fazla katılımcıyı ağırlamaya hazırlanıyor. Posidonia 2026’nın Yunan ekonomisine sağlayacağı toplam ekonomik katkının 100 milyon euroyu önemli ölçüde aşması bekleniyor. Bu katkının konaklama, etkinlik yönetimi, ulaşım ve ikram sektörlerinin yanı sıra, genişletilmiş konferans programı ve Posidonia Games spor etkinlikleri için ülkeye gelen uluslararası ziyaretçilerin uzun süreli konaklamalarından kaynaklanacağı öngörülüyor.

Miçotakis: Denizcilik sektörü ülkemizi önemli bir aktör haline getiriyor

Açılış töreninde Yunan ve uluslararası medyanın temsilcileri ile küresel denizcilik sektörünün 800’den fazla önde gelen ismine hitap eden Başbakan Kiryakos Miçotakis şunları söyledi:

“Yunan denizciliği, özellikle deniz taşımacılığının stratejik ve jeopolitik öneminin son yıllarda hiç olmadığı kadar öne çıktığı bir dönemde korunması gereken ulusal ve Avrupa’ya ait bir değerdir. Bu sektör, yalnızca Yunanistan’ın değil, Avrupa’nın da dayanıklılığı ve stratejik özerkliğiyle bağlantılı bir güç kaynağıdır ve ülkemizi uluslararası arenada kilit rol oynayan önemli bir aktör haline getirmektedir.

Yunan denizciliğini zirveye taşıyan öngörü, gerçekçilik ve cesaret, gelecekteki zorluklarla mücadelede de en büyük avantajları olmaya devam edecektir. Bu süreçte Yunan devletinin, Yunan denizciliğinin ülkemiz açısından taşıdığı büyük önemin ve uluslararası güvenlik ile ekonomik istikrardaki giderek artan rolünün farkında olarak sektörün yanında olmayı sürdüreceğini bir kez daha vurguluyorum.”

“Gemiler ve limanlar olmadan rekabetçi bir Avrupa’dan söz edilemez”

AB Komiseri Apostolos Tzitzikostas ise şöyle konuştu:

“Seyrüsefer özgürlüğü; baskı olmadan, ayrımcılık yapılmadan ve geminin taşıdığı bayraktan bağımsız olarak güvenli ve engelsiz geçiş anlamına gelir. Bunun önemi son derece büyüktür. Deniz taşımacılığı, Avrupa Birliği’nin ithalatının yüzde 76’sını ve ihracatının yüzde 73’ünü taşımaktadır. Avrupa içinde bile toplam yük taşımacılığının yaklaşık üçte biri deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. AB’nin deniz yoluyla yaptığı ithalatın yıllık değeri tek başına 1,3 trilyon euroya ulaşmaktadır. Avrupa’da 300’den fazla tersane ve 28 bin deniz ekipmanı üreticisi bulunmaktadır. Bu rakamlar tek bir gerçeği ortaya koyuyor: Gemiler ve limanlar olmadan rekabetçi bir Avrupa’dan söz edilemez. İşte bu nedenle, Orta Doğu krizi patlak vermeden önce iki kritik AB stratejisini açıkladım: Avrupa Denizcilik Sanayi Stratejisi ve Avrupa Limanları Stratejisi. Önümüzde benzersiz bir fırsat bulunuyor; Avrupa’nın yalnızca küresel gelişmeleri takip etmesini değil, onlara liderlik etmesini sağlamak.”

“Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini göz ardı etmek mümkün değil”

IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez ise seyrüsefer özgürlüğü, gemi insanlarının refahı, karbonsuzlaşma ve dijitalleşme gibi küresel gündem maddelerine değinerek konuşmasının odak noktasını dünya ekonomisini etkileyen jeopolitik gelişmelere ayırdı. Dominguez şunları kaydetti:

“Bugün Orta Doğu’daki durum; Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler de dahil olmak üzere, küresel deniz taşımacılığı, enerji güvenliği ve tedarik zincirleri açısından ciddi zorluklar yaratmaktadır. Ticaretin aksamasına ve durmasına neden olan Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini göz ardı etmek mümkün değildir. Bu bölge günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün, küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yüzde 25’inin, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin üçte birinin geçiş noktasıdır.

Aynı zamanda Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları, normal koşullarda küresel ticaretin yüzde 12 ila 15’ini ve küresel konteyner trafiğinin yüzde 20’sini taşıyan Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleşen ticareti de sekteye uğratmıştır.”

Travlos: Seyrüsefer özgürlüğü olmadan küresel refah mümkün değil

Yunan Armatörler Birliği Başkanı Melina Travlos’un konuşmasından önce birlik tarafından hazırlanan Helen Denizciliği tanıtım filmi gösterildi. Travlos konuşmasında şunları söyledi:

“İki yıl önce, tam da bu kürsüden, denizcilik olmadan dünyanın neye benzeyeceğine dair uluslararası bir araştırmayı sunmuştuk. Bulgular netti: 90 gün içinde gezegen durma noktasına gelecekti. Bugün deneyimlediğimiz gerçeklik, bu bulguları doğrulamaktadır. Çünkü denizcilik faaliyeti kesintiye uğradığında, bundan etkilenen sadece bir sektör değildir. Dünyanın işleyişinin ta kendisi sekteye uğrar. Bu nedenle denizcilik asla bir araç olarak kullanılmamalı ve hiçbir koşulda asla hedef alınmamalıdır.

Seyir serbestisi ve güvenliği, uluslararası istikrar ve ilerlemenin ön koşullarıdır. Deniz yolları sadece ticaret rotaları değildir. Küresel ekonominin atardamarlarıdır. Bugün, sürekli gelişen zorlukların ve artan belirsizliklerin olduğu bir ortamda faaliyet gösteriyoruz. Gemi insanları asla artan risk koşullarıyla, hele ki canlarına yönelik risklerle karşı karşıya kalmamalıdır. Denizlerin tüm halkların yararına açık, güvenli ve özgür kalması için barışın ve uluslararası hukuka saygının galip gelmesini temenni ediyoruz. Çünkü denizcilik, günlük hayatımızın görünmez garantörüdür ve dünya bir sınavdan geçerken daha da görünür hale gelmektedir. Tarih bize karanın geleceğinin denizde belirlendiğini öğretir. Ve dünya okyanuslarında insanlığın, hepimizin bugünü ve geleceği şekillenmeye devam ediyor. Bu nedenle denizciliğin korunması, hükümetlerin ve karar vericilerin stratejik düşüncesinin merkezinde yer almalıdır.

Avrupa Komisyonu’nun nihayet küresel denizciliğin rekabetçiliğini öncelikleri arasına alması olumlu bir gelişmedir. Sektörün en büyük zorluğu olan karbonsuzlaşma ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olan bir rekabetçilik.

Yunan denizciliğinde, daha temiz enerji formlarına geçiş ihtiyacını aktif olarak kabul ediyoruz. Gelişmiş teknolojilerle ve alternatif, hatta bazı durumlarda deneysel yakıtlarla donatılmış yeni gemilere milyarlarca yatırım yapıyoruz. Ancak, denizciliğin küresel sera gazı emisyonlarının yalnızca %1.6’sını oluşturarak büyük endüstriyel sektörler arasında en düşük çevresel ayak izine sahip olduğu kabul edilmelidir. Ve aynı zamanda, yapısı gereği emisyon azaltımı en zor sektörlerden biridir. En önemlisi de, denizciliğin karbonsuzlaşması tamamen dış faktörlere bağlıdır. Güvenli yakıtların mevcudiyeti, amaca uygun teknolojiler ve yeterli altyapı tamamen diğer sektörlere bağlıdır.

Yeşil geçiş şunları gerektirir: Teknolojik uygulanabilirlik, ekonomik sürdürülebilirlik, küresel koordinasyon ve eşit bir rekabet alanı. Aksi takdirde, karşılığında çevresel faydalar sağlanmadan tüm tedarik zincirine daha yüksek maliyetler yüklenecektir.

Önümüzdeki büyük zorluk nettir: Uluslararası düzenleyici süreçleri, küresel denizcilik sektörünün denizcilik uzmanlığı ve pratik gerçekleriyle ilişkilendirmek.

Gerçekçi olalım. Seyir serbestisi olmadan küresel refah olamaz. Güvenli ve emniyetli deniz yolları olmadan güvenli küresel ticaret olamaz. Güçlü bir denizcilik sektörü olmadan dirençli bir ekonomi olamaz. Gerçekçilik olmadan sürdürülebilir bir yeşil geçiş olamaz. İşte bu yüzden denizciliğin korunması, uluslararası ticaret için yalnızca operasyonel bir zorunluluk değildir, küresel bir sorumluluktur.”

“Posidonia, yalnızca bir sektör buluşması değil”

Organizatörler adına konuşan Posidonia Exhibitions S.A. Genel Müdürü Theodore Vokos ise şu değerlendirmede bulundu:

“Kritik deniz taşımacılığı rotalarının kapanması ve aksaması, küresel tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi.

Son gelişmeler basit ama güçlü bir gerçeği ortaya koydu: Denizcilik olmadan dünya durur. Enerji akamaz, sanayi çalışamaz ve ekonomiler ivmesini koruyamaz. Ancak tüm bu koşullara rağmen denizcilik sektörü görevini yerine getirmeye devam etti. Haftanın yedi günü, günün 24 saati. Her zamanki gibi dayanıklı bir şekilde. Denizcilik, küresel ticaretin omurgası ve sürekli değişen dünyada istikrarın temel taşlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bu çerçevede Posidonia 2026 kritik bir dönemde gerçekleşiyor. Bu yalnızca bir sektör buluşması değil; liderlerin bir araya geldiği, sorunların tartışıldığı ve geleceğin şekillendirildiği küresel bir forumdur.”

Teknolojik dönüşüm Posidonia 2026’nın gündeminde

Denizcilikte yaşanan teknolojik dönüşüm de Posidonia 2026’da güçlü şekilde temsil ediliyor. Fuarda 30’dan fazla katılımcı, denizcilik operasyonlarına özel geliştirilen yapay zekâ uygulamalarını sergilerken, 100 katılımcı da sektörün sıfır emisyon hedefine yönelik çevresel teknolojilerini tanıtıyor.

Denizcilikte potansiyel bir yakıt alternatifi olarak nükleer enerji de gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor. İleri nükleer teknolojilerin ticari gemicilik ve kıyıya yakın enerji üretimindeki rolünü değerlendirecek üst düzey bir etkinlik düzenlenecek.

Bu yıl Posidonia Games etkinlikleri de genişletildi. Posidonia Tour bisiklet yarışı programa dahil edilirken, tüm spor organizasyonlarından elde edilen gelirlerin yardım kuruluşları ve sivil toplum örgütlerine aktarılmaya devam edeceği belirtildi.

Posidonia 2026, sürdürülebilir etkinlik kategorisinde üçüncü kez ISO sertifikası aldı. Böylece organizasyon, bu unvana sahip ilk Yunan fuarı olma özelliğini korurken, çevresel etkileri azaltma ve yerel ekonomi ile işletmelere sağlanan ekonomik faydayı artırma konusundaki kararlılığını da sürdürmüş oldu.

7DENİZ

7DENIZ – Haber Linki İçin Tıklayın !
DemirHindi
2 Haziran 2026 – 18:41