İngiltere ile ABD arasında nükleer enerjiyle çalışan ticari konteyner gemilerinin işletilmesine yönelik önemli bir araştırma projesi başlatılıyor. Lloyd’s Register (LR), A.P. Moller – Maersk, ABD’nin doğu kıyısındaki Charleston Limanı ve İngiltere’nin Felixstowe Konteyner Limanı, “Pink Corridor (Pembe Koridor)” adı verilen ortak çalışma kapsamında, iki ülke arasında çalışması öngörülen teorik bir nükleer güçlü konteyner gemisinin gerekliliklerini inceleyecek.
Projenin merkezinde, nükleer güçle çalışan konsept bir konteyner gemisinin İngiltere-ABD arasındaki belirlenen rotada faaliyet göstermesi halinde karşılaşabileceği operasyonel, güvenlik ve emniyet gereklilikleri bulunuyor.
Amaç güvenli ve sorumlu nükleer taşımacılık
Pink Corridor projesiyle gelecekte hazırlanabilecek düzenlemelere zemin oluşturulması ve nükleer enerjinin ticari deniz taşımacılığında güvenli, emniyetli ve sorumlu şekilde kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan koşulların ortaya konulması hedefleniyor.
Çalışmada özellikle nükleer güçlü bir geminin belirlenen limanlara erişimi ve operasyonlarını sürdürebilmesi için gerekli çerçeve değerlendirilecek.
Güvenlikten sigortaya geniş kapsamlı inceleme
Projenin çalışma alanı yalnızca geminin teknik özellikleriyle sınırlı olmayacak. Araştırmada;
- Gemi güvenliği ve nükleer güvenlik,
- Nükleer maddelere ilişkin güvence ve koruma gereklilikleri,
- Siber dayanıklılık,
- Acil durum müdahalesi,
- Sigorta ve sorumluluk rejimleri,
- Denizcilik ve nükleer düzenlemelerin uyumu,
- Liman erişimi ve operasyonel gereklilikler
gibi başlıklar ele alınacak.
Bu yaklaşım, nükleer tahrik sistemlerinin ticari gemilerde kullanılmasının yalnızca mühendislik açısından değil, liman işletmeciliği, güvenlik, mevzuat ve sigortacılık açısından da değerlendirilmesini amaçlıyor.
LR: Ticari denizcilik için önemli bir adım
Lloyd’s Register Global Konteyner Gemileri Segment Direktörü Nick Gross, Pink Corridor ortak geliştirme programının nükleer teknolojinin ticari deniz taşımacılığında uygulanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Gross, projenin güvenli operasyonlar için ele alınması gereken güvenlik ve güvence konularını pratik ve iş birlikçi bir yaklaşımla inceleyeceğini ifade etti. Çalışmanın denizcilik, limanlar ve klaslama alanındaki önemli aktörleri aynı platformda buluşturmasının, nükleer teknolojinin daha sürdürülebilir denizcilik operasyonlarında kullanılmasına yönelik artan ilgiyi gösterdiğini vurguladı.
Maersk ile önceki çalışmanın devamı
Pink Corridor projesi, Lloyd’s Register ile CORE POWER tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen düzenleyici değerlendirme çalışmasının devamı niteliğinde.
Bu çalışmanın ardından Maersk ile ortak bir geliştirme projesi oluşturulmuş ve gelişmiş nükleer güç sistemlerinin konteyner taşımacılığında kullanılabilmesi için güvenlik, operasyon ve düzenleyici gereklilikler incelenmeye başlanmıştı.
Yeni projenin ilk aşamasından elde edilecek sonuçların, daha kapsamlı bir ikinci fazın kapsamının belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.
İkinci aşamada mevzuat ve mühendislik öne çıkacak
Pink Corridor’un ikinci aşamaya taşınması halinde çalışmaların mühendislik, düzenleyici çerçeveler, mevzuat, güvenlik ve nükleer güvence sistemleri dahil olmak üzere daha geniş bir alana yayılması planlanıyor.
Proje aynı zamanda İngiltere ve ABD arasında imzalanan Technology Prosperity Deal kapsamında denizcilikte sivil nükleer uygulamaların araştırılmasına yönelik ikili taahhütlerle de ilişkilendiriliyor.
Bu kapsamda iki ülke arasında gelecekte bir nükleer ticari gemicilik koridorunun oluşturulması ihtimali de değerlendiriliyor.
Denizcilikte nükleer dönem için hazırlık
Nükleer tahrik teknolojisi, uzun menzilli ticari gemilerde yakıt tüketimi ve emisyonların azaltılması açısından potansiyel bir seçenek olarak yeniden gündeme gelirken, teknolojinin ticari ölçekte uygulanmasının önündeki en önemli konular arasında güvenlik, düzenleme, liman kabul şartları, acil müdahale ve sigorta bulunuyor.
Pink Corridor projesi, bu nedenle doğrudan bir nükleer konteyner gemisi işletmeye alma projesinden ziyade, böyle bir operasyonun gerçekleşebilmesi için gerekli koşulların ve düzenleyici altyapının teorik ve uygulamaya dönük olarak incelenmesini amaçlıyor.
DENIZ TİCARET GAZETESİ – Haber Linkine Gitmek İçin Tıklayın !
DemirHindi
4 Eylül 2026 – 09:36


