Küresel ticaretin can damarı olan liman operasyonlarında deniz emniytinin son savunma hattı hiç şüphesiz kılavuz kaptanlardır. Yüksek riskli dar su yollarında, her türlü meteorolojik koşul altında devasa tonajları hassasiyetle yöneten bu profesyoneller için kusursuz bir operasyonel performans ancak sağlam bir fiziksel ve zihinsel bütünlükle mümkündür.
Bir limanın emniyeti ve verimliliği, yalnızca kılavuz kaptanın tecrübesiyle değil; aynı zamanda mesleki yıpranma karşısındaki biyolojik direnciyle de doğrudan ilişkilidir. Bu yazı, köprüüstündeki insan faktörünün en uç sınırlarında görev yapan kılavuz kaptanların maruz kaldığı görünmez sağlık risklerini ve sürdürülebilir bir meslek hayatı için gerekli temel disiplinleri ele almaktadır.
⸻
Stres ve operasyonel baskı
Kılavuz kaptanlar; gemi ve köprüüstü ekibine çok kısa sürede adapte olma (familiarization), yüksek sorumluluk, anlık karar verme zorunluluğu ve acil durumlara karşı sürekli teyakkuz haliyle çalışırlar. Olumsuz hava koşulları, gemi kondisyonu, personel kalitesi ve düzensiz vardiya sistemi; uygun olmayan şartlarda dahi geminin geçirilmesi ya da yanaştırılması yönündeki ticari baskıyla birleştiğinde stres kronik bir hal alır.
Kronik stresin insan vücudu üzerindeki yıkıcı etkisi, çoğu zaman hafife alınmaktadır.
⸻
Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları
Gemilere tırmanma, dik merdiven kullanımı, kılavuz botundan çarmıha geçiş gibi fiziksel olarak zorlayıcı eylemler; özellikle gece saatlerinde, derin uykudan uyandırılma ve soğuk kas yapısıyla ağır deniz koşullarında denge sağlama çabasıyla birleştiğinde ciddi riskler doğurur:

• Bel ve boyun fıtıkları
• Kas spazmları ve kronik sırt ağrıları
• Eklemlerde aşınma (osteoartrit)
• Omuz yırtıkları (rotator manşet hasarları)
• Bilek, ayak ve diz eklemi ağrıları
Uzun süre ayakta kalma, ağır veya konforsuz koruyucu ayakkabılar ve sürekli titreşim (vibrasyon) bu süreci hızlandıran temel faktörlerdir.
⸻
Beslenme disiplini ve metabolik riskler
Kılavuz kaptanlık, “mesai saati” kavramının dışında bir meslektir. Düzensiz manevralar nedeniyle öğün saatleri sıkça bozulur. Manevra sonrası hemen yemek yiyip uyumak ise en zararlı alışkanlıklardan biridir.
Bu döngü; reflü, karaciğer yağlanması, hızlı kilo alımı, insülin direnci, Tip 2 diyabet, uyku bozuklukları ve kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlar. İdeal olarak son öğün, yatmadan en az 2–3 saat önce tüketilmelidir; ancak manevralar/takviyeler nedeniyle yemek saatlerinin kaçırılması nedeniyle pek uygulanamamaktadır. Bu sefer yemek sonrası beklenilecek olan süre , bir sonraki manevraya kadar olan istirahatin azalmasına neden olacaktır.
Tip 2 diyabet ve karaciğer yağlanması
Tip 2 diyabet; yüksek karbonhidrat ve şekerli gıda tüketimi, gece yemekleri, hareketsizlik, vardiyalı çalışma ve kronik stresle doğrudan ilişkilidir. Vücudun insülini etkin kullanamaması sonucu ortaya çıkan bir süreçtir. Hastalık; aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterir.
Karaciğer yağlanmasını tetikleyen başlıca unsurlar:
• Karbonhidrat ve yağ ağırlıklı beslenme
• Gece öğünleri
• Egzersiz eksikliği
• Sirkadiyen ritmin bozulması
• Sigara ve pasif içicilik
• Şekerli ve enerji içecekleri
Tedavi edilmediğinde karaciğer yağlanması, siroz ve geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Bu nedenle düzenli kan testleri ve ultrason kontrolleri ihmal edilmemelidir.
⸻
Uyku, yorgunluk ve durumsal farkındalık
Uyku, emniyetli bir manevranın en temel bileşenidir. Birçok deniz kazasının temel nedeni “durumsal farkındalık” kaybıdır ve uykusuzluk bu kaybın en büyük nedenidir. Uykusuzluk arttıkça reaksiyon süresi uzar ve bilişsel yetenekler zayıflar.

Önemli Not: 17 saatlik kesintisiz uykusuzluğun bilişsel etkisi, 0.05 promil alkolün yarattığı etkiye eşdeğerdir.
Kılavuz kaptanların maruz kaldığı “parçalı uyku” (fragmented sleep), uyku kalitesini düşürerek kronik yorgunluğa neden olur. İnsan vücudunun bir makine gibi “aç-kapa” prensibiyle çalışmadığı unutulmamalıdır. Dinlenme periyodu verilse dahi, biyolojik saatin dışında uyumaya çalışmak yorgunluğu artırabilir.
Uluslararası düzenlemeler (STCW, MLC 2006, IMO Fatigue Guidelines) yorgunluk yönetimine vurgu yapsa da, bu standartlar çoğu zaman yerel kılavuzluk hizmetlerine tam olarak entegre edilememiştir. Bu nedenle teşkilatların kendi bünyelerinde “Yorgunluk Risk Yönetim Sistemleri” (FRMS) geliştirmeleri elzemdir.
Ani uyandırılma ve adrenalin şoku: “Cold Start” Riski
Kılavuz kaptanlıkta en sık karşılanan senaryolardan biri, derin uykunun ortasında gelen bir telefonla saniyeler içinde hazırlanıp manevraya çıkmaktır. Ancak Japonya’da yapılan kronobiyolojik araştırmalar, uykudan uyanır uyanmaz aniden ayağa kalkmanın vücutta şiddetli bir Adrenalin ve Noradrenalin deşarjına neden olduğunu göstermektedir. Bu nedenle uyandıktan sonraki ilk bir dakika önem arz etmektedir.
Uykudan uyandığınız o kritik 1 dakikayı vücudunuza tanımak, manevra sonrası kortizol ve adrenalin fırtınasını dindirmeyi öğrenmek ve biyolojik makinenizi tıpkı bir ana makine gibi doğru yakıt (beslenme) ve bakımla (su ve egzersiz) desteklemek, mesleki bir tercih değil, operasyonel bir zorunluluktur.
Uyku sırasında baskın olan parasempatik sistemden (dinlenme modu), aniden dik konuma geçerek sempatik sisteme (savaş ya da kaç modu) geçiş yapmak, kalbe ve damar duvarlarına aşırı yük bindirir.
Neden 1 dakika beklemeliyiz ?
Ortostatik Denge: Yatay pozisyondan dikey pozisyona aniden geçildiğinde kan yerçekimiyle bacaklarda göllenir. Beyne giden kan akışını korumak için vücut aşırı adrenalin salgılayarak kalp hızını ve tansiyonu aniden yükseltir.
Vasküler Şok: Japon araştırmacıların önerdiği “yatak kenarında 1 dakika oturma” kuralı, dolaşım sisteminin bu yeni basınç dengesine uyum sağlamasına izin verir. Aniden kalkmak, zaten stres altında olan kılavuz kaptanın kardiyovasküler sistemine bir “şok” yükleme yapar.
“Uykudan fırlayarak kalkmak, motoru ısıtmadan tam yola (full ahead) geçmek gibidir; damar cidarlarında yarattığı ‘akustik travma’ benzeri basınç, uzun vadede kalp krizlerinin en sinsi tetikleyicisidir.”
⸻
Spesifik omuz yaralanmaları
Kılavuz kaptanlarda çarmıha tırmanırken oluşan omuz yırtıkları, mesleki birer klasik haline gelmiştir. Özellikle kol yukarıdayken tüm vücut ağırlığının sadece kola binmesi, sallanan bir botta anlık yük artışları ve soğuk havada kasların ısınmadan zorlanması bu yırtıkların temel sebebidir.
Korunma yöntemleri:
* Tırmanış öncesi kısa ısınma hareketleri,
* Vücut ağırlığını sadece kollara değil, bacaklara yaymak,
* Acele etmeden bot ve gemi hareketinin en uygun olduğu anda geçiş yapmak,
* Omuz stabilizasyon egzersizleriyle kas grubunu güçlendirmek.
⸻
Çevresel ve diğer riskler
* Hava Koşulları: Aşırı sıcak, soğuk, rüzgar ve nem; özellikle açık güvertede beklerken , iniş binişlerde dalga nedeniyle ıslanırken veya köprüüstü iklimlendirmesiyle dış ortam arasındaki ani sıcaklık farklarında ciddi hastalıklara yol açar.
* Görme Problemleri: Radar, ECDIS ve dijital harita ekranlarına uzun süre bakmak, gece seyri sırasında gözlerin aşırı yorulması ve uykusuzluk, görme keskinliğini olumsuz etkiler.
* Tehlikeli Maddeler: Tankerlerdeki yük buharları (H2S, Benzen vb.), egzoz gazları, tersane bölgelerindeki raspa tozları ve solvent kokuları solunum sistemini doğrudan tehdit eder.
⸻
Hidrasyon, kıyafet ve dinlenme istasyonları
Kas dokusunun yaklaşık yüzde 70’i sudur. Hidrasyon eksikliği; kas krampları ve böbrek fonksiyon bozukluklarına yol açar. Ortalama bir kılavuz kaptan için günde en az 3 litre su önerilir.
Kıyafet seçiminde; hafif, nefes alabilen, terletmeyen, esnek teknik tekstiller tercih edilmelidir. Kılavuz kaptan, yabancı gemiler için çoğu zaman ülkenin ilk temsilcisidir; bu nedenle profesyonel görünüm büyük önem taşır.
Dinlenme istasyonları ise ses, ışık ve hijyen açısından izole ve konforlu olmalıdır.
⸻
Unutulmamalıdır ki deniz kazalarının etkisi, yalnızca anlık değil; yıllarca sürecek kadar yıkıcı olabilir.
Sonuç olarak; dünyanın en modern limanlarına, en güçlü römorkör filolarına ve en gelişmiş otonom seyir yardımcılarına sahip olabilirsiniz. Ancak emniyetli bir operasyonun kaderi, her zaman olduğu gibi, geminin köprüüstünde buluşan kılavuz kaptan ile gemi personelinin fiziksel dayanıklılığına, zihinsel berraklığına ve birlikte hareket etme kapasitesine bağlıdır. Denizcilik; yalnızca teknik bilgi ve prosedürlerden ibaret değil, bütüncül bir yaşam disiplini yönetimi mesleğidir.
The post Kılavuz kaptanların görünmeyen yükü appeared first on Denizcilik Dergisi.
DENIZCILIK DERGISI – Haber Linkine Gitmek İçin Tıklayın !
DemirHindi
16 Ocak 2026 – 10:37











