Francesca Albanese Adında Bir Kadın !

Francesca Albanese Adında Bir Kadın ! Francesca Albanese her ne kadar Türkiye’de bizim gündemimizde olmasa bile şu anda dünyada hakkında en çok konuşulan insanlardan birisi sanırım. Albanese Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü. İsrail’in Gazze’de bir Soykırım ve Etnik Temizlik gerçekleştirdiğini açıkça ifade edip konuyu dünya kamuoyunun gündemine getiren ilk insan. Kendisi İtalyan asıllı bir İnsan Hakları Hukukçusu. Kısa bir özgeçmiş vermek gerekirse Albanese, 1977 yılında İtalya’nın Ariano Irpino şehrinde doğmuştur. Pisa Üniversitesi’nden onur derecesiyle Hukuk diplomasına ve Londra Üniversitesi, SOAS’tan insan hakları alanında Hukuk Yüksek Lisans (LLM) derecesine sahiptir.

Şu anda Amsterdam Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Uluslararası Mülteci Hukuku alanında doktora çalışmasını tamamlamaktadır. Konunun gerçek bir uzmanı anlaşıldıgı üzere ve göreve geldiği 2022 yılından itibaren de Albanese Soykırımcı İsrail’e karşı çok ilkeli ve inançlı bir şekilde ve hiç bir taviz vermeden “İnsanlığın Sesi” oldu ve Gazze’de yaşanan vahşetin gercek boyutunu tüm dünyaya rakamsal veri ve raporlarla duyurdu. Bu raporlardan örnegin İsrail’in Gazze’de gerçeklestirdiği Soykırımda 380.000’i çocuk olmak üzere şu ana kadar yaklaşık 700.000 sivilin toplu katledildiğini, sözde ateşkese rağmen her gün başından vurulan çok sayıda çocugun da bulunduğu ( yaklaşık %40) onlarca sivilin İsrail Ordusu tarafından halen katledilmekte olduğunu da onun çalışmaları sayesinde biliyoruz.

İnsanlık adına yaptıgı tüm çalısmalar, Gazze Soykırımına dair attığı cesaretli adımlar, insanlığın yükselen sesi olması sıfatıyla Albanese pek tabii gerek “Proje Devlet İsrail” in gerekse tüm dünyada yaygın ve etkili ve her dinden ve milletten üyesi bulunan Siyonist Lobi ve Siyonist Sermaye’nin, Küreselcilerin ana hedefi oldu. Her türlü tehdit ve tacize maruz kaldı ama yılmadı. O “İnsanlığın Sesi” olmak konusundaki kararlılığını en küçük bir taviz vermeden devam ettirdi. Geçtiğimiz hafta Albanese Al Jazeera televizyonuna bir röportaj verdi. Bu röportajında İsrail’in Gazze’de kullanımı yasak ve kullanılması halinde “İnsanlığa karşı suç”olan “Termobarik Bomba” kullandığını tesbit ettiklerini söyledi. Nedir bu “Termobarik Bomba” ? Bir soykırımı gerçekleştirdiğinizde cesetleri yok edemezsiniz.Cesetler bir soykırımın en önemli kanıtıdır. Oysa Termobarik Bomba kullanırsanız bu bombalar kemiklere kadar her şeyi toz haline getiriyor.

Bir anlamda buhar olup, havaya karışıyorsunuz. Yani bu bombaları kullanarak İsrail binlerce, hatta on binlerce Filistinliyi yaptığı Soykırımın ardında hic bir kanıt bırakmaksızın yok etti, bu insanların tamamı toza dönüştü, havaya karıştı. Ceset yok, kanıt yok ! Yarın Gazze’nin kapıları uluslararası basına ve uluslararası kamuoyuna açıldığında , her ne kadar bu yöntem Gazze’nin Dünya Tarihi’nin en çok belgelenen Soykırımı olması sebebi ile pek işe yaramayacak olsa da, İsrail’e “Bakın, biz sivillere zarar vermedik. Nerede cesetler?” diye sorma ve sözde bir savunma yapma fırsatı tanımış oldu. Bu yasa dışı, kullanımı insanlığa karşı suç olan, atom bombasından daha “seçkin” silahı üreten ve İsrail’e veren de pek tabii ABD.

İşte bütün bu ayrıntıları ifade ettikten sonra Albanese dünyada mevcut tüm finansal, ekonomik, politik , sistemsel yapılanmayı Gazze Soykırımından ve Termoborik Bombaların kullanılmasından sorumlu tuttu ve insanlığı uyarmaya çalıştı. İşte ne olduysa da bundan sonra oldu. Bir sahte video düzenlendi, Albanese’nin röportajında hiç kullanmadığı bir cümle olan “İsrail Dünyanın ortak düşmanıdır” cümlesi bu sahte videoya eklendi, video Sosyal Medya’da yaygın dolaşıma sokuldu. Etik olarak kişisel görüşüme göre zaten artık iyice dibe vurmuş olan Avrupa Devletleri birden bire harekete geçti ve basta Almanya, Fransa ve Çekoslavakya olmak üzere pek çok Avrupa Ülkesi resmî olarak Birleşmiş Milletler’e başvurarak Albanese’nin görevden alınmasını talep ettiler.

Oysa Albanese böyle bir cümle kurmamış ancak sistemin tamamını suçladığı için başta Uluslararası Silah Tüccarları Lobisi olmak üzere tüm çıkar odaklarının tamamını belgelere dayanarak suçlamış, mevcut sistemi her unsuruyla karşısına almış, hedef haline gelmiş ancak tüm bunların başına gelecegini bile bile , ödeyeceği bedelin de gayet bilincinde olarak Dünya Kamuoyunu bilgilendirmeye ve insanlığı uyarmaya çalışmıştı. Şu anda bir degil pek çok devlet ve sistemin ana hedefidir ve bizde hic gündem olmamakla birlikte dünyanın ana gündem maddesidir Francesca Albanese.

Birleşmiş Milletler onu görevden alacak mı ? Bu sorunun yanıtını gelecek günlerde hep birlikte göreceğiz ancak gerek Avrupa Ülkeleri gerekse Amerika kendi tarihlerinde yaklaşık yarım milyon kadını cadı olmaları gerekçesi ile yakmış ülkelerdir. Bu defa da ciddi bir “Cadı Avı” başlattılar. Dolayısıyla ben Albanese’nin görevinde kalacağı görüşünde degilim ancak Albanese’nin de görevinden alınsa bile , Birleşmiş Milletlerin kuralları olmaksızın hareket edebileceği pek çok platformda çok daha özgür bir şekilde mücadelesine devam edeceği inancındayım ta ki Gazze Soykırımı Birlesmiş Milletlere üye ülkelerin tamamı tarafından resmî olarak tanınıp, sorumlular gerekli cezaları alıp, İsrail Filistinli’lerden özür dileyip mağdurlara gerekli tazminat ödemelerini yapana kadar. Ama tabii bütün bunlar ölenleri geri getirmeyecek. 700.000 insan katledildi ve dünya seyretti ! Bu utanç da hepimize yeter !

Müge Ataman