İRAN ANALİZLERİ-1

MUHAMMED MUSADDIK

ABD emperyalizmine karşı direnen, ABD ve İsrail’in saldırılarına güçlü biçimde karşılık veren ve hepimizi açıkça ya da için için sevindiren İran’ın tarihinde emperyalizme karşı mücadele hep var olmuştur. Bugün bile ismi hala unutulmayan Muhammed Musaddık, 1951–1953 arasında İran Başbakanı olarak petrolü millîleştiren, İran milliyetçiliğinin modern sembolü haline gelen, ABD–İngiltere destekli 1953 darbesiyle devrilen ve bugün hâlâ İran siyasal kültürünün en etkili figürlerinden biri kabul edilen bir liderdir. ABD ve İngiltere onu “tehdit”, Sovyetler “fırsat” olarak görmüş; İran halkı ise büyük ölçüde “bağımsızlık kahramanı” olarak değerlendirmiştir.

16 Haziran 1882’de Tahran’da doğan Musaddık 5 Mart 1967’de Tahran’da ölmüştür. Daniel Yergin ünlü eseri “Petrol”de Musaddık’ı şöyle anlatıyor; “yetmiş yaşlarında, çelimsiz görünüşlü, başı tamamen saçsız, uzun burunlu, parlak düğmeyi andıran gözleriyle Muhammed Musaddık iki sene boyunca İran’ın yönetiminde tam egemenlik kurmuştur. Kurnazca bir tutumla – yabancı petrol şirketleri, Amerikan ve İngiliz hükümetleri, Şah ve kendi milletinden olan rakipleri dahil – herkes ve her şeyi keskin zekasıyla mat etmiştir. Kişisel olarak açıkça görülen çelişkilerle dolu bir insandı.”

Kozmopolit, eğitimini Paris Siyasal Bilgiler Akademisi ve Neuchâtel Üniversitesi’nde (hukuk doktorası) yapmış olan Musaddık, koyu bir milliyetçi ve yabancı düşmanıydı. İngilizlere karşı sabit fikir haline getirdiği düşmanca hislerle doluydu.

Kaynaklara göre Musaddık; Milliyetçi ve bağımsızlıkçı bir liderdi. Ahlaki bütünlüğü, yolsuzluk karşıtlığı ve sade yaşamıyla tanınırdı. Hukukçu aklı ve anayasal düzen vurgusu güçlüydü. Batı eğitimi almış, fakat İran’ın ulusal çıkarlarını önceleyen bir figürdü. Popülist değil, kurumsalcı ve parlamenter sistem yanlısıydı. Duygusal, idealist ve inatçı bir kişilik olarak tanımlanır.

Yüksek düzeyli bir bürokratın oğlu ve bir önceki hanedandan gelme başka bir Şah’ın torununun torunu olarak tam bir aristokrat olan Musaddık, içinde 150 ailenin yaşadığı bir köyde çok geniş topraklara sahipti. Yine de gariptir; reform, cumhuriyetçilik ve halk yığınları uyandırıcısı kimliğine bürünerek şehirlerde yaşayan kitlelere hitap edip onları ayaklanmaya teşvik ederek eylem yapmış birisidir.

Musaddık’ın İran tarihindeki rolü ve önemi çok büyüktür.

Petrolün Millîleştirilmesi (1951)

Musaddık’ın en büyük tarihsel hamlesi, İngiliz Anglo-Iranian Oil Company’nin (AIOC/BP) kontrolündeki petrolü millîleştirmesidir. Bu karar, İran tarihinde ilk kez doğal kaynakların yabancı şirketlerden alınması anlamına geliyordu.

Abadan Krizi

Millîleştirme sonrası İngiltere, İran’a ekonomik ambargo uyguladı; bu kriz Musaddık’ın uluslararası baskılarla mücadelesini belirledi.

1953 Darbesi (Ajax Operasyonu)

Petrol üretimi yapan ülkeler üzerinde hâkim ve söz sahibi olmanın günümüzde olduğu kadar yakın tarihimizde de dünyaya egemen güçler tarafından ne kadar mühim bir mesele olduğunu Amerika ve İngiltere’nin, İran üzerinde gerçekleştirdiği ‘’Ajax Operasyonu’’ ile daha iyi anlayabiliriz. Ajax örtülü operasyonu İran’ın başında bulunan Başbakan Muhammed Musaddık’ın iktidardan düşürülmesi için gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla İran siyasi tarihinde en kritik dönemeçlerden biri Muhammed Musaddık’ın başbakan olduğu dönem olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

ABD (CIA) ve İngiltere (MI6) tarafından organize edilen darbe ile Musaddık devrildi. Darbe, Kermit Roosevelt Jr. tarafından yönetildi. ABD, 2013’te darbeyi resmen kabul etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 2017’de açıklanan yaklaşık 1000 sayfalık arşiv belgesi, CIA’nın 1953’te İran Başbakanı Muhammed Musaddık’ın devrilmesinde oynadığı rolü ilk kez bütün ayrıntılarıyla ortaya koydu. ABD’nin İran siyasetine doğrudan müdahalesine dair şimdiye kadar bilinen ama resmen teyit edilmeyen bazı noktalar da, böylece açıklığa kavuşmuş oldu.

“Ajax Operasyonu” olarak tarihe geçen darbeye giden adımlar, 1951 başlarında Başbakan Muhammed Musaddık’ın İran petrol endüstrisini millîleştirmesiyle başlamıştı. Suudi Arabistan’da petrol imtiyazını elinde bulunduran Amerikalıların, petrol gelirlerini Araplarla paylaşmasını örnek alan Musaddık, aynı şeyi İran’ın petrolünden İranlılara neredeyse hiç pay vermeyen İngilizlerden de isteyince ipler gerilmişti. Musaddık da, anlaşma imkânı bulamayınca, İran petrollerini millîleştirdiğini duyurmuştu. Soğuk Savaş şartlarında, İran’ın Sovyetler Birliği kampına kayacağından endişelenen Washington ve Londra’nın ortak planıyla Musaddık’ın görevden uzaklaştırılmasına karar verilmişti.

15 Ağustos 1953’te, ABD’nin İran’daki uzantılarının kalkıştığı darbe girişimi Musaddık tarafından haber alınarak bastırıldı. Darbenin planlayıcısı General Fazlullah Zahedî ortalıktan kaybolurken, Şah Muhammed Rıza Pehlevî de ülkeyi terk ederek İtalya’nın başkenti Roma’ya gitti. Ancak CIA’nın Tahran Şefi Kermit Roosevelt -kendisi aynı zamanda ABD eski başkanlarından Theodore Roosevelt’in de torunuydu- kolay vazgeçecek biri değildi. 19 Ağustos’ta, bu kez Tahran dışından tutularak başkente taşınan yüzlerce paralı göstericinin yarattığı kaos ve tahribat, Musaddık’ın yönetemediği geniş çaplı bir anarşi ortamına dönüştü. Sonrasında Musaddık başbakanlık koltuğundan indirilerek ev hapsine alınırken, Şah da ülkesine dönerek yeniden tahtına oturdu.

Sonrası

Tabii ki Musaddık’ın halkı için yaptıkları cezasız kalmadı. Musaddık vatana ihanetle suçlandı, 3 yıl hapis yattı, ardından ölümüne kadar ev hapsinde tutuldu.

ABD, İngiltere ve Rusya Musaddık’ı Nasıl Değerlendirdi?

ABD, CIA kayıtlarına göre başlangıçta Musaddık’ı Sovyetlere karşı bir denge unsuru olarak gördü. Petrolü millîleştirmesi ve Batı şirketlerini dışlaması sonrası onu “tehdit” olarak tanımladı. 1953 darbesini organize ederek Musaddık’ı devirdi.

İngiltere, MI6 kayıtlarına göre; Musaddık’ı İngiliz petrol çıkarlarına doğrudan tehdit olarak gördü. Abadan Krizi boyunca Musaddık’ı uluslararası alanda izole etmeye çalıştı. Darbenin planlayıcısı ülkelerden biriydi.

Sovyetler Birliği; Musaddık’ı Batı karşıtı bir figür olarak memnuniyetle izledi. Ancak Musaddık’ın komünizme mesafeli olması nedeniyle temkinliydi. Yine de millîleştirme politikası Sovyet basınında olumlu karşılandı.

Bugüne gelirsek, Musaddık’ın İran ve İran halkı üzerindeki etkileri hala devam etmektedir.

Musaddık her şeyden önce, günümüzde İran’da anti-emperyalizmin, bağımsızlığın ve ulusal egemenliğin simgesidir.

Musaddık ayrıca 1979 Devrimi’nin de ideolojik öncülüdür. Petrolün millîleştirilmesi ve Batı karşıtlığı, 1979 İslam Devrimi’nin söylemsel temelini oluşturdu. Devrim liderleri Musaddık’ı sık sık referans aldı.

1953 darbesi, İran halkının ABD’ye duyduğu güvensizliğin başlangıcıdır. Bugün bile İran’da ABD karşıtlığının tarihsel kökeni Musaddık dönemine dayanır.

Musaddık, İran’da hem laik hem demokratik hem de milliyetçi bir çizginin tarihsel örneği olarak görülür.

Sonuç olarak; Musaddık, İran’ın modern tarihinde bağımsızlık, demokrasi ve milliyetçilik kavramlarının kesişim noktasında duran en önemli figürlerden biridir. ABD ve İngiltere tarafından devrilmesi, İran’ın sonraki 70 yılını belirleyen jeopolitik kırılmanın başlangıcı olmuştur.

Temel Er Ersoy